Kelliğe yol açan temel faktör
İsrailli bilim adamları, kelliğe yol açan temel faktörü belirledi.
Journal of Investigative Dermatology dergisine göre, İsrail Teknoloji
Enstitüsü bilim adamları, gelecekte uygulanabilecek bir terapiyle,
vücudun savunma sistemini harekete geçirerek saç dökülmesini
önleyebileceklerini açıkladı.
Kafa derisinde bir veya daha fazla küçük yuvarlak ve yumuşak kelliklerin
meydana gelmesiyle başlayan hastalığa etkili bir tedavi uygulanamadığı
ve hastalığın vücuttaki bütün kılların yok olmasına neden olduğu
belirtiliyor. Hastalığın, vücuttaki beyaz hücrelerin, deride saç
büyümesini sağlayan hücrelerin bulunduğu küçük keseciklere saldırmasıyla
başladığı biliniyor.
Araştırmacılar, insandan aldıkları hastalıklı deri parçasını, bağışıklık
sistemi yok edilmiş farelere aşıladı. Bu şekilde farelerin bağışıklık
sisteminin dokuyu reddetmesi önlendi ve hastalıklı deride tekrar saç
büyümesinin başladığı gözlendi.
Daha sonra insan T hücrelerini, saça renk veren hücrelerden alınan
protein parçalarıyla karıştırarak farelere enjekte eden uzmanlar,
hastalıklı deride saç dökülmesinin tekrar başladığını saptadı.
Bilim adamları, protein parçalarının antijen gibi davranarak bağışıklık
sistemini saldırıya geçirdiğini düşünüyor. Şimdiye kadar sadece
steroitle tedavi yoluna gidilen hastalığın tamamen iyileştirilemediğini
belirten uzmanlar, steroitin yan etkisinin de bulunduğuna işaret ediyor.
Saç dökülmesi herkesin sorunu
Kadınların yüzde 40'ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50'si yaşamlarının
bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yaşıyorlar.
Ankara Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.
Cengizhan Erdem, kadın ve erkeklerde saç dökülmelerinin en sık rastlanan
nedeninin, androjen (erkeklik) hormonları, yaş ve genetik özellikler
sonucu ortaya çıkan (Androgenetik) saç dökülmeleri olduğuna dikkati
çekti.
"Kadınların yüzde 40'ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50'si,
yaşamlarının bir bölümünde bu tür saç dökülmesi ile karşı karşıya
kalırlar" diyen Prof. Dr. Cengizhan Erdem, 40-50 yaşları arasında her 10
erkekten 4'ünde belirgin bir saç kaybı bulunduğunu, androgenetik saç
dökülmesinin 10'lu, 20'li ya da 30'lu yaşlarda da başlayabildiğini
kaydetti.
Kadınlarda ve erkeklerde saç kaybının farklı şekillerde ortaya
çıkabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, erkeklerde alın köşeleri
ve tepe bölgelerinde saç dökülmesi görülürken, kadınlarda tepe
bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi ile karşılaşıldığını belirtti.
Saç dökülmesinin tedavisi
Prof. Dr. Erdem, erkeklerde saç dökülmesinin tedavisinde çeşitli
losyonlar, ilaçlar kullanıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:
"Kullandığımız ilaçlar, saç dökülmesini yavaşlatarak hastaların önemli
bölümünde saçların gürleşmesine yol açmaktadır. İlaçlar, kıl köklerinde
aktif erkeklik hormonu oluşumunu engellemektedir. Kadınlardaki saç
dökülmesinde de bir solüsyon kullanılmaktadır."
Türkiye'de çok çeşitli saç tedavi şekilleri uygulandığını vurgulayan
Prof. Dr. Erdem, tıbbi olmayan bu yöntemlerin büyük bölümünün para
kaybına yol açtığını ve etkili olmadığını söyledi. Prof. Dr. Cengizhan
Erdem, saç ekimine de değinerek, özellikle saçlı derinin ön bölümünde
saç dökülmesi olan erkek ve kadınların bu yöntemden yararlanabildiğini,
saçlı derinin arka bölümündeki sağlıklı kıl köklerinin alınarak saçların
dökük olduğu bölgelere ekildiğini bildirdi.
Doğal yöntemlerle saçlarınızı canlandırın
Sıcak Yağ Tedavisi
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı
tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba
kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin.
Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi
başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak,
başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice
durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok
yararlıdır.
Hintyağı Tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak
saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı
kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan
sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla
ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.
Zeytinyağı ve Bal Tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı
karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün
dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve
tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş
derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek,
başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım
saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu
renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.
Protein Tedavisi
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için
uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı
zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse
elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra
saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice
duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark
edeceksiniz.
Kakao Yağı Tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise
aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir
tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği
yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu
ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun
içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı
kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu
sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat
arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu
renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
Mayonez Tedavisi
Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı
kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi
uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba
kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce
karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin.
Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit
yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı
yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım
eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.
Saç Yapısı ve Ömrü
Saçlarımızın cinsi bir başkasından ne kadar değişik olursa olsun, saçın
yapısı her zaman aynıdır. “Kütikül” denilen saçın dış yapısı, balık
pulları gibi küçük pullardan oluşur ve iç tabakaları korur. Korteks adı
verilen orta tabaka ince hücrelerden oluşarak, saça esnekliliğini,
dayanıklılığını verir. Bu yüzden de en önemli tabaka budur. “Saç özü”
denilen en iç tabaka ise saça rengini veren pigmentleri barındırır.
Saçın cildin altında kalan kısmı yani saç kökü, “saç folikülü” diye
tanımlanan bir torbacığın içinde olup ve depo görevi gören papil adlı
bir yumru tarafından beslenir. Yalnız, saçı kökünden çıkardığımız zaman
görülen beyaz noktacık papil değildir. Çünkü papil derinin altında
kalarak yeniden saç teli üretir ve onu besler. Bu yüzden cımbızla alınan
kıllar bir zaman sonra tekrar çıkar. Saçların beslenmesini, parlamasını
ve yumuşak olmasını sağlayan bölüme ise sebum adı verilir. Sebum fazla
çalışırsa saç çok yağlanır ve tıkanır; sebum çalışmazsa da saç kurur ve
yıpranır.
Saçın Biçimi
Her saç teli saç kökünün yapısına göre, düz, kıvırcık ve dalgalı olarak
uzar. Kök düzgünse, saç da kusursuz bir silindir halinde çıkar ve dümdüz
olur; oysa kök çarpıksa saç teli kıvırcık, dalgalı, bukleli olarak uzar.
Saç Telinin Sayısı ve Ömrü
Dokusu ne olursa olsun, insanın başında ortalama 90.000 ile 140.000
arasında saç teli bulunur. Saç telleri çok ince olduğu için en çok saç
teli sarışınlarda bulunur. Sarışınlardan sonra koyu renk saçlı kişiler
gelir. Kızıl saçlıların başında daha az tel bulunur ancak saç telleri
kalın olduğundan, kızıl saçlı kişilerin saçları herkesden gürmüş gibi
durur.
Bir tek saç telinin ömrü birkaç ayla birkaç yıl arasında değişir. Her
telin ise kendine göre bir büyüme ve dinlenme evreleri vardır. Bu yüzden
kimi mevsimler saçlarımız çok zor uzayabilmekte. Her gün belirli bir
sayıda saç dökülmesi de son derece normaldir.
Ortalama olarak saç ayda 1-3 cm. uzar. Yaşlandıkça saçın uzaması
ağırlaşır. Saçlar sıcak havada bir de geceleri daha çabuk uzar. Çoğu
zaman, saçlar 25 cm. uzunluğa eriştikten sonra uzama hızı da yarıya
iner. Saçları kesmenin bunların uzamasına yardım edeceği iddiası doğru
değildir. Saçın kesilmesi sadece kırıkların alındığından, saçın daha
canlı, sağlıklı görünmesini sağlar.