MELEKOTLARI
Orjinal
Adı: Angelica türleri
Bilgi :Maydanozgiller familyasından, iki-dört yıllık dayanıklı
otsu bitkilerdir. Kuzey Yarıküre ve Yeni Zelanda'da yetişen otuz kadar
melekotu türü vardır. Bunlardan konumuz yönünden önemli olanları
Angelica Sylvestris ve Angelica Archangelica (A. officinalis) adlı iki
türdür.
A. Sylvestris türü melekotu, ülkemizde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki
dağlarda ve Uludağ yöresinde yetişmektedir. 70-200 cm. boylanabilen,
iki-dört yıllık dayanıklı, hoş kokulu olan bu bitkinin yaprakları çok
parçalı, silindir biçimli gövdesinin içi boş, çiçekleri beyaz ya da
pembemsidir. Doğu Anadolu'da gövde ve yaprak sapları soyulup sebze
olarak yenir; Bursa yöresinde bunlarla reçel yapılır. Bitkinin kökü,
tanen ve uçucu yağlar içeren esmer renkli, özel kokulu, buruk tatta ve
kalın yapılıdır.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı Bu melekotu türünün köklerinin tıbbi
etkileri şöyle sıralanabilir:
• Diyareyi kesici ve peklik vericidir.
• Midevidir: Sindirimi kolaylaştırır.
• Yatıştırıcı ve sinirleri güçlendirici toniktir.
• Spazm çözücüdür.
• Astım nöbetlerinde rahatlatıcı olur.
Bu etkilerinden yararlanmak üzere, sonbaharda bitkinin toprağı
kazılıp kökleri çıkarılır. Kurutup toz haline getirilir. Bununla %
3-5'lik infüzyon hazırlanır. Yani, 1 litre kaynamış suya 30-50 gr. bu
tozdan konulup 15-20 dakika demlendirilir. Böylece hazırlanan
infüzyondan, günde iki-üç kez birer bardak içilir.
A. archangelica (officinalis) türü melekotu Orta ve Kuzey Avrupa'da
yetişen ve 300 cm. kadar boylanabilen uzun boylu, üç yıllık dayanıklı
otsu bitkidir. Canlı yeşil renkli yapraklan ile toprağın derinine kadar
inen özel kokulu iki-üç dallı kalın kökleri bitkinin konumuzu
ilgilendiren bölümleridir. Bunların tıbbi etkilerini şöyle
sıralayabiliriz:
• Balgam söktürücü ve soğuk algınlıklarında iyileştiricidir.
• İdrar söktürücüdür.
• Bedeni uyarıcı ve güçlendirici toniktir.
• Spazm çözücüdür.
• Kusma refleksini bastırma etkisi bulunduğundan yolculuklarda
alınması rahatlatıcı olur.
Bu etkilerinden yararlanmak üzere, bu tür melekotunun yaprakları yaz
başlarında toplanır, kökleri ise bitkinin ilk yılında toprağı kazılarak
çıkarılır. Bunlar özenle havadar ve gölge yerlerde kurutulur. Kökleri
parçalanarak kuru yaprakla karıştırılır. Bu karışımdan 1 tatlı kaşığı
alınıp 1 bardak suda kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateş
kısılarak 5 dakika daha ısıtma işlemi sürdürülür. Böylece elde edilen
dekoksiyondan, günde üç kez birer bardak içilir.