Babana iş öğretme!
Baba bir tamirat işi ile uğraşmaktadır.baba ya o öyle olur mu. alttan ittireceksin.hsss ya baba bırak Allah aşkına, o tornavidayla olmaz o, şununla yapsana. (dayanamaz işi bırakır) bak oğlum bir gün dedenin dükkandayım. saat
tamir ediyor rahmetli. ben de omuzundan bakıyorum.
dedim ki "baba şunu şöyle yap, bunu böyle yap", deden elindeki işi
bıraktı, bana döndü, anlatmaya başladı:
Bir gün devenin biri coşkun akan bir ırmağın kenarına gelmiş, maksadı
karşıya geçmek. suya girmiş, yürümeye başlamış.
Biraz açılınca akıntıdan ayakları yerden kesilir gibi olmuş. o esnada
korkudan yapıvermiş.
deve bakmış ki boku suda batıp çıkıyor, girdaplara gire çıka, döne döne uzaklaşıyor, içinden geçirmiş.
"işe bak yahu, sıçtığım bok bana yüzme öğretiyor."
Delikanlı Türk
Bi gün bi uçakta fransız, ingiliz, alman, rus, iranlı, hollandalı ve
Türk laylaylom gidiyolarmış. neyse uçak rotasını takip ederek giderken
ingilterenin üstünden geçiyor. İngiliz şöyle bi aşağıları
süzüyor ve lafa giriyo:arkadaşlar, burası benim memleketim İngiltere.
Bizim diyor, biramız acaip meşhurdur, şahane biralar
üretiriz, içimine doyamazsınız. İngiltere bitiyor. Uçak Fransa'nın üstünden geçiyor ve Fransız dalıyor:
Burası da Fransa. Bizim kızlarımız meşhurdur, öpmeye kıyamazsınız.
derken Almanya ya geliyor uçak. Alman bi iç çekiyo. hey gidi memleket diyor, biz bi arabalar üretiriz. binmeye
kıyamazsınız.Sonra efenim geliyor Hollanda'ya. Hollandalı bakıyor şööyle
bir aşağı: burası da Hollanda diyor.. ah o güzel evler diyo.
bizim evlerimiz
meşhurdur. uçak sonra Rusyaya geçiyor (nasıl bi rotaysa artık): Rus bakıyor aşşağı..bizim diyo kgb'miz meşhurdur. dünyada sinek
havalansa haberdardır. sonra İrana dönüyor uçak. İranlı bakıyo şöyle bi
göz süzerek: biler diyor. burası da İran bizim de halımız meşhurdur diyor.
yumuşacıktır.
geldik Türkiye'ye. Türk bakıyor aşşağıya. düşün düşün.. nerden başlasam
ki (o
kadar çok meşhur şeyimiz var ki, en orjinalini söylemeliyim ) hah buldum
diye düşünüyor ve başlıyor anlatmaya. Arkadaşlar diyor..burası Türkiye.. bizim, diyor..delikanlımız çok
meşhurdur... öyle ki alır Fransızın kızını, içer ingilizin birasını,
atar Almanın arabasına, götürür Hollandalının evine, yatırır İranlının
halısına..çatır çatır s.ker.. kgb nin de bi s.kimden haberi olmaz.
Kötü Haber Nasıl verilir ?
İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon
etmiş;''Baba, merhaba Ben Lale'' ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?'' ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''
Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
''N'ooldu kızım? anlatsana'' 'Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''.
''Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin'de boşanıyorsun''.
''Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı'ya ben onunla
evlendim'' ''iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin
mahkemeye, hemen boşanın''. ''Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi
zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten
herkese yollayacakmış'' ''Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?''.
''Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk
yapacağını''.
''Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı öğleden sonra
Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası
fotoğrafları''. ''Sağol baba Eeee şey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var''.
Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur; ''Kürtaj'mı? Bi'de hamile'mi kaldın o çocuktan sen?'' ''Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden
ayrılıyoruz'ya''
Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek
konuşmaktadır; ''Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya
dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını'' ''İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım
çünkü''
Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir
ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür; ''Okuldan'mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh
ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden
dışarıya adım attırmıycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''. ''O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor
sunacağımı zannetmiyorum ben'' ''Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o
zencidendir''.Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır''.
Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir
ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır. ''Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini
ver bakim''. ''Mahmutpaşa Karakolu'ndayım gelirken kefalet için de biraz para
getirsin yanında''.''Karakol'mu? bi'de karakola'mı düştün layyynnn? Ne yaptın?''.
''Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya
çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim.
Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına
biraz para vermek gerekir sanırım''
Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta
kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar
konuşmaya başlar;
''Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta
kaldığımı söylemek için aramıştım''.
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır; ''Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul'da neymiş? Hiç mühim
değil, tatlı canın sağolsun senin''...
Kütüphane
Sarışının biri kütüphaneye girmiş ve direk bankoya yönelerek görevliden
bir hamburger, bir kola, birde patates kızartması istemiş.
Görevlinin saf saf yüzüne baktığını gören sarışın bu sefer daha yüksek
sesle; ''Anlatamadım galiba beyefendi, bana bir hamburger, bir kola, birde
patates kızartması'' demiş.
Artık iyice sinirlenen görevli; ''Hanfendi burası kütüphane!'' demiş.
Sarışının yüzü kıpkırmızı olmuş, özür dileyip çok çok kısık bir sesle
fısıldayarak; ''Pardon pardon, bana bir hamburger, bir kola, birde patates
kızartması''...
Yanlış Mail
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.
Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya
karar verir.
Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.
Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine
yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür,
arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp
kalır.
Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim.
Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail
gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey
yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış.
Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir
yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.
Aşırı
Hız ve Uyanık Şoför
Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara
çeker arabadan iner:
Buyurun Memur Bey! Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım,
ehliyetiniz lütfen? Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey. Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı. Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi??? Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı,
silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba.
Polis iyice şaşırır: Torpido gözünde silah mı var?!
Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja
koydum silahı da torpido gözüne koydum. Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?! Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda
polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar. Ekipler amiri
adamın ehliyetini ister,
adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok..
Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı
da verir,
ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido
gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada
da silah falan yok...
Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne
ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri
'Çok garip' der.
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait
olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja,
silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da
demiştir....'
YILDÖNÜMÜ
Karısı adama sinirli bir şekilde söyleniyordu :
- Kafanda futboldan başka birşey yok, futbol, futbol, futbol... Ne zaman
evlendiğimizi bile hatırladığını sanmıyorum!..
Adam sakin sakin cevap verdi :
- Tabii ki hatırlıyorum hayatım, Galatasaray ın Neuchatel i beş sıfır
yendiği gün
AYNI İLAÇLAR
Doktor, muayenehaneye ilk kez gelen hastadan 50 bin, sonraki
muayenelerde 30 bin lira aliyordu. Bunu ögrenen Kayserili, muayeneye ilk
gidisinde:
- İşte yine geldim doktor bey dedi.
Doktor soyunmasıni söyledi. Muayene etti, ücretini aldı:
- Sağlığınız düzeliyor. Aynı ilaçları kullanmaya devam edin!
KUAFÖR
Adam, lüks erkek kuaföründe oturmuş bir yandan sakal tıraşı yapılırken
bir yandan da elleri manikürlenmektedir.
Manikürü yapan sarışın adamın ilgisini çekmekte gecikmez, "Güzelim, bu
gece benimle çıkmaya ne dersin??"
Kız gülümser, "Özür dilerim ama ben evliyim."
"Boşversene" der adam, "Seninkine telefon et bu gece işin çıktığını eve
gelemeyeceğini söyle!"
"İstersen sen söyle, şu anda seni tıraş ediyor..."