HAYVANLARLA İLGİLİ ŞİİRLER
YUVA
Sordum bir gün arıya
Yok mu senin bir yuvan
Vızıldayıp gösterdi
Bana koca bir kovan
Dönüp sordum serçeye
Ya seninki nerede
Cik cik dedi benimki
Dal üstünde tepede
Annem bana o akşam
Öğütler veriyordu
Güzel güzel dinledim
Bana şöyle diyordu
Senin yuvan ikidir
Biri okul biri ev
Kıymetini iyi bil
Sev onları çok çok sev.
KEDİM
Kedim henüz bir yaşında,
Uyuyor soba başında.
Hem cesurdur, hem de kurnaz,
Bir tıkırtı duyar duymaz,
Uyanır aslan kesilir,
Gözleri volkan kesilir.
O geldiği günden beri,
Bizim evin fareleri,
Damdan, tavandan indiler,
Birer deliğe sindiler.
Koşup yakalıyor hemen,
Yuvasından, deliğinden.
Çıkanları diri diri,
Artık bunlardan hiç biri.
Dolaplarıma girmiyor,
Kitaplarımı kemirmiyor.
Orhan Seyfi ORHON
KUŞLARLA
Kuşlar uçar,
Ben koşarım;
Onların kanatları var,
Benim kanadım kollarım.
Kuşlar kanadını çırpar,
Ben de kolumu sallarım…
Uçun kuşlar, uçun kuşlar;
Hepinizle yarışım var!
Uçtu kuşlar,
Bende koştum;
Koştum yarı yola kadar;
Ta önüme bir uçurum
Çıktı, orda kaldım naçar.
Yoo, çekemem öyle kurum!
İsterseniz, haydi tekrar
Yarışırız…Uçun kuşlar!
Tevfik FİKRET
GÖÇMEN KUŞLAR
Gittiniz hep dizi dizi,
Bıraktınız ülkemizi,
İlkbaharda gene gelin,
Unutmayın sakın bizi.
Gelmeden kış, yağmadan kar,
Gidin, gidin güzel kuşlar,
Uzak güney illerinde,
Bol yiyecek, bol güneş var.
Türkülerle gidersiniz,
Kim gösterir size yol, iz ?
Ürkütmez mi kalbinizi,
Yüce dağlar, coşkun deniz ?
Gökte olup sıra sıra,
Kayboldunuz ufuklarda,
Göçmen kuşlar, güzel kuşlar,
Yine gelin ilkbaharda!…
Zeki TUNABOYLU
KUZUM
Mini mini bir kuzum var,
Çayırlarda gezer oynar.
Hep arkamdan koşar, gelir,
Yaramaz pek neşelidir.
Yanından ayrılsam biraz,
Hemen yanık yanık meler.
Kırdaki otlara doymaz,
Daha ister neler neler.
Şeker, arpa, fıstık, üzüm,
Çok bilmiştir iki gözüm.
Dr. Ali Rıdvan UNAR
SERÇELER
Bir gün gelir, geçer bu geceler
Tırtıllar tırmanır yapraklara
Damla damla sızmaz dudaklara
Kalbin kaynağından bu heceler
Alnı işleyerek düşünceler
Gözyaşı döker zambaklara
Ve üşüşür olgun başaklara
Akşamın dallarından serçeler.
Ahmet Muhip DIRANAS
NE GÜZELDİR HAYVANLAR
Evimizde yaşarlar,
Elimize bakarlar,
Türlü işe yararlar,
Evcilleşmiş hayvanlar.
Ne güzeldir tavuklar,
Folluk dolu yumurtalar,
Hep bal yapar arılar,
Ne güzel şu hayvanlar.
Sütlerini içeriz,
Kimisine bineriz,
Öküzle çift süreriz,
Yararlıdır hayvanlar.
Kılları var, yünü var,
Süzgün bakar mandalar,
Kedi, eşek ve atlar,
Ne güzel şu hayvanlar.
Arabaya koşarız,
Uzun yollar aşarız,
Güçlerine şaşarız,
Ne güzel şu hayvanlar.
Ormanları süslerler,
Gece, gündüz öterler,
Bize, dostluk ederler,
Çok tatlıdır, hayvanlar.
Hasan ŞEN
RENGİN
Beyaz kedim,
Siyah kedim,
Sarı kedim,
Adı "Rengin" olsun dedim.
Rengin ablamın adıdır;
O şimdi kızacak bana,
Fakat öğretmenim söyledi ya?
Rengin demek renkli demek,
Bunda ne var gücenecek ?
Lâkin ablam,
Rengin ablam.
Hain ablam.
Sofra başında dün akşam,
Astı bana çehresini.
Belki biraz hakkı vardı,
Çünkü Rengin onun adı,
Fakat ne var gücenecek;
Rengin demek, renkli demek;
Benim kedim de üç renkli,
Hem de benekli.
Beyaz kedim,
Siyah kedim,
Sarı kedim,
Adı "Rengin" olsun dedim.
Tevfik FİKRET
ARILAR
Emdiniz arılarım elma çiçeklerini,
Doldurdunuz bahçenin bütün peteklerini,
Şimdi tutun baharın, tutun eteklerini,
Gökte vızıldayarak uçun, uçun arılar.
Beyaz beyaz dallara, çiçeklere kondunuz,
Tepelere çıktınız, ovalara indiniz,
Bir bu çiçekten emip, bir bu ota döndünüz,
Haydi tepemden, halka halka geçin arılar.
Böğürtlenler içinde altın bir eviniz var,
Odalarınız sarı sarı balla doldular,
Beni de evinize davet edin bu bahar,
Sofranızda bana da bir yer açın arılar.
Ceyhun Atuf KANSU
PAMUK KEDİM
Bir kedim var, yumuk yumuk,
Adı pamuk, kendi pamuk.
O, cin gibi gözleriyle,
Mırnav mırnav sözleriyle.
Güzel kedim cana yakın,
Fakat kızdırmayın sakın.
Öfkelenir birdenbire,
Kendisini atar yere.
Bir köşeye şöyle siner,
Biraz sonra öfke diner.
Yaklaşır da yavaş yavaş,
Sevgi ister, o yumuk baş.
Dostuna dost, aslan kedim,
Gel, mindere yaslan kedim.
Rıfat Necdet EVRİMER
MEHVEŞ’İN ADALETİ
Ahmet gördü bir koru,
Düştü gönlü hevese,
Tuttu bir dişi kumru,
Koydu onu kafese.
Küçücük kız kardeşi,
Dedi; “ver onu bana!”
Severdi o Mehveş’i,
Dedi; “Al olsun sana!”
Kumrunun eşi akşam,
Boş bulunca yuvayı,
Ah çekti buram buram,
Aradı hep ovayı.
Sonra buldu dostunu,
Mehveş’in duvarında,
Geldi serdi postunu,
Kafesin kenarında.
İki eş, gündüz, gece,
Konuşur, sevişirdi,
Mehveş dedi; iyice
Bir zalimim ben, şimdi:
Eşini ettim esir,
Yoldaşı gelmiş ağlar,
Yarab bu insan nedir ?
Niçin kuşları bağlar ?
Bu sözleri söylerken,
Açtı küçük zindanı,
İki kuş uçup birden,
Boyladılar ormanı.
Ziya GÖKALP
KELEBEK
Yel estikçe uçuşan
Yapraklara benziyor.
Durmadan yorulmadan
Daldan dala geziyor.
Kanatları ipektir,
Bozulur dokununca.
Sanki canlı çiçektir,
Açar bahar olunca.
Ben onu çok severim.
Koşup tutmak isterim.
Fakat kaçar yaramaz,
Uçmadan yaşayamaz.
Hasan Ali YÜCEL
KÜMES HAYVANLARI
Tavuklar haykırıyor,
Gıdak gıdak, gıt gıdak,
Nasıl boyun kırıyor,
Şu çapkın horoza bak.
Baba hindi kabarmış,
Ne büyüklük, ne gurur.
Hep kendini yaz ve kış,
Böyle metheder durur.
Yine yalpa vurarak,
Dolaşıyor ördekler,
Su başında durarak,
Karşıya yüzecekler.
Yaşar Nabi NAYIR
KİRPİCİK
Nereden gelmiş, niçin gelmişse,
Bir kirpicik gelmiş sokağımıza.
Herkeste bir merak, bir telaş,
Sorup duruyorlar “Ayol bu da ne?
Bir fenalık yapmasın sakın,
Başını çıkarıyor, bakın, bakın...”
Elbette çıkaracak başını,
Bunda şaşılacak ne var!
Kirpi olduysa n’olmuş sanki,
Hep tostoparlak mı dursun,
Hep yer altında mı otursun,
Onun hakkı yok mu ?
Bu sokaktan geçmeye,
Salına salına gezmeye.
Haydi git yuvana dost kirpicik, haydi git
Hiç korkma.
Bizim olduğu kadar da senindir,
Bu güzel dünya.
Hasan Latif SARIYÜCE
YUNUS
Sen insanları seviyorsun
insanlar da seni seviyor Yunus...
İnsanları sevdiğine göre çocukları da seviyorsun
belki de çocukları daha çok seviyorsun
çünkü çocuklar da oyun oynamayı çok severler
sen de çok seviyorsun...
Oldukça akıllısın Yunus
Belki benden de akıllısın
Baksana, ben kavramadan daha
bazı şeyleri sen hemenkavrıyorsun...
Babamın dedigine göre
Suda yaşayanlar içinde
beyni en büyük olanı senmişsin...
Bu da senin çok akıllı olduğunu gösterir.
Sayı saymayı bile bilirmişsin
hayvanlar içinde en hızlı sayı sayan
meğer senmişsin...
Haydi sayı saymaca yarışalım
öyleyese seninle
yüze kadar saymayı öğrendim ben
ya sen? ...
Fevzi Günenç
MAYMUN
Maymunları çok severiz
anlatılamaz muziplikleri
ama neden
kafeslerde görürüz hep onları?
Orman değil miydi yoksa
maymunların evleri?
Fevzi Günenç
EVİMİZ HAYVANAT
BAHÇESİ
Karga gaglaması,
kurbağa vraklaması,
tavuk gıdaklaması
işte evimizin hali
Hayvanat Bahçesi dediğin
böyle olmalı.
Kedi miyavlar
köpekler havlar
civcivler cikler
ne hoş olur ya
ah bir de ötse
dilsiz kararya
Hey dilsiz kanarya
bu curcunaya sen de katılsana
bak şu minicik civcivler
ne güzel cikliyorlar
onlar olsun ötmek hevesi
vermez mi sana? ...
Tavşan kardeş senin
nasıl ses çıkarttığını bilmiyorum
o yüzden sana
bir şey diyemiyorum
ama istersen al şu değneği eline
sen de orkestra şefi ol
bağır dore mi fa sol
do re mi fa sol…
Koşun, gelin, görün
görmediyseniz eğer…
Hayvanat Bahçemiz
görmeyi gerçekten değer!
Susun susun arkadaşlar!
Gelen var
Umarım gelen
Annem değildir
Yoksa yandık hepimiz
Hepimizin bir bir…
Kulağımız elindedir.
Fevzi Günenç
BALIKLAR
Hayvanlar Haftası İçin Çocuklara Şiirler 4 BALIKLAR
İnsanlar öyle çok seviyor ki
denizde yüzmeyi
acaba balıklar da sever mi
karalarda gezmeyi?
Eğer seviyorsan güzel balık
anlamasan da dilimden
gel tut elimden
göstereyim sana
güzelliklerini dünyamızın.
anlatırım sana
insanı uzun uzun.
Ne…
biliyor musun ne mal olduğumuzu bizim? ..
seni yiyoruz ha,
üzgünüm güzel balık
haklısın.
Fevzi Günenç
GÜLÜŞ DÜŞLER ÜLKESİNDE
Piknik yapıyordu Gülüş
annesi, babası, bir de
sevgili köpeği Melis
ormanda en kuytu yerde.
Yiyip içtiler neşeyle
sonra hepsi bir iş seçti
anneler kilosunu korur yürümeyle
baba dinlenmeye geçti
Gülüş bir ağaca yaslanıp
eline bir kitap aldı
Melis köpek serçelerle
kovalamacaya daldı.
Tam o ara ötelerden
belirdi hali perişan
küçücük bir sarı havuç
peşinde de zalim tavşan.
Melis köpek durur mu
görür de bütün bunları
şenlikten hoşlanmıştı
izleyiverdi onları.
Havuç canının derdinde
tavşan havuç işinde
köpek tavşan peşinde
Gülüş’ün kaygısı Melis
hepsi kuyu içinde…
Derin mi derindi kuyu
ne ışığı var ne suyu
kimse kimseyi görmüyor
ama sesler duyuluyor
tavşan, avı havuca
yaklaşır adım adım
Bağırır “İşte seni
sonunda yakaladım
Havuç kaçma boşuna
tavşan yiyecek seni
gitse de senin
gitmese de hoşuna! ”
Köpek: “Asıl sen dur hele
Tavşan kardeş yolun nere? ”
Gülüş: Bırak Melis tavşancığı
Anne: Kızım neredesin? ..
Sonra ne oldu dersiniz
Ben şaştım öğrenince
Siz de şaşacaksınız.
Ne havuç var ortada
ne de onu
kovalayan bir tavşan...
Herkes kendi aleminde.
Her şey yerli yerinde duruyor
Baba hala uyuyor
Annemiz gezintide
Köpek serçe peşinde
Gülüş hayal kuruyor.
Fevzi Günenç