Hepimiz giderek artan bir biçimde sağlığımızla
daha fazla ilgilenmeye başladık. Hastalıklardan nasıl
korunacağımızı, vücudumuzu nasıl güçlendirebileceğimizi,
sağlık sorunlarımızı daha erken nasıl tanıyabileceğimizi
dikkatle araştırıyoruz. Ortalama yaşam süresinin uzaması,
emeklilik ve yaşlılığa ilişkin endişelerimizi çoğalttı. Yirmi
beş yıl önce emekli olanların emeklilik sonrası ortalama yaşam
süreleri on yılı pek geçmemiştir. Bugün ise bir emekli en az
20-25 yıllık yeni yaşam süreciyle karşı karşıyadır. Yaşlılık
belirti ve değişimlerinin bedeninize daha yavaş yerleşmesine
engel olmak hakkınızdır. Bu yönde göstereceğiniz sağlıklı
davranışlar, geç ve genç yaşlanmanıza, yaşlanırken de sağlam
kaslara, kemiklere, göz, kulak ve eklemlere sahip olmanıza
destek olacaktır. Bu çabalarla yaşınız ilerledikçe bellek
azalması, kalp-damar sorunları, cinsel problemler ve güçsüzlük
ile daha az karşılaşacaksınız. Bütün bunlar sadece sizin
sağlığınızla ilgilenmeniz ve kendinize iyi bakmanızla
mümkündür.
Sağlık bilinci
Siz yaşlandıkça fiziksel görünümünüzün de değişeceğini
biliyorsunuz. Boyunuz yavaş yavaş kısalacak, cildiniz
kırışacak, saçlarınız beyazlaşacak, kaslarınız bir miktar
gevşeyip sarkacak. Bütün bu değişimleri biraz daha geciktirip
hafifletmeyi, orta yaş ve sonrasında özellikle kadınlar çok
önemserler. Ne saç dökülmesi, cilt kırışması, boy kısalması,
ne de siz yaşlandıkça aldığınız kilolar, genişleyen karın ve
kalçanız yaşlanmanın değiştirilemez ve önlenemez sonuçları
değildir. Kemik kırılganlığındaki artış (osteoporoz) ile
yapacağınız akıllı bir mücadele, boyunuzun kısalmasını da,
belinizin eğilmesini de engelleyecektir.
Daha az kalori tüketip yeterli ve dengeli beslenir, daha fazla
fiziksel aktivitede bulunursanız kilo almanızı da
engelleyebilirsiniz. "Kozmofarmasötikal" destekler ve erken
başlatılmış, bilinçli yürütülmüş bir cilt bakımı ile yaşlılığa
bağlı cilt sorunlarınızı bir hayli azaltabilirsiniz. Bütün
sorun sağlık bilincinizi doğru oluşturmanız ve
geliştirmenizdedir. Sorunu gereğinden fazla büyütmez ama
gerekli önlemleri ve kontrolleri de ihmal etmezseniz sağlıklı
bir yaşlılık sizi beklemektedir. Eğer fiziksel görünümünüze
ilişkin olarak kendinizi daha iyi hissetmek istiyorsanız
yapabileceğiniz başka şeyler de var:
Ruh ve beden
Sadece dış görünümünüze takılıp kalmayın. Siz, vücudunuz ve
onun içinde yaşayan ruhsal yaşamınızla bir bütünsünüz.
Yüksek enerji
Enerji seviyenizi yükseltin. Daha çok egzersiz yapın. Düzenli
fiziksel aktivite formda kalmanızın başlıca belirleyicisidir.
En az haftada 3-4 kez 30-45 dakika fiziksel aktivite yapmayı
planlayın. Egzersiz enerji düzeyinize tavan yaptıracak ve daha
iyi bir fiziksel görünüme sahip olmanızı sağlayacak en iyi
ilaçtır.
Kendinizi sevin
Kendinizden hoşlanın. Ne yapın edin, ilk önce kendinizi sevin,
kendinize güvenin. Her aşamada kendinizi ödüllendirin.
Geleceği düşünün
Eski fotoğraflardan faydalanın. Gelecekte nasıl bir fiziksel
görünümde olacağınızı keşfetmeye çalışın. 10-20 sene sonraki
resminizi çizmeye, hayal etmeye çalışın. Eski fotoğraflarınızı
dikkatle inceleyin.
İltifat edin
Kendinize iltifat edin. Size saçma da gelse, çocukça gibi de
görünse aynaya her baktığınızda kendinize iltifat edin. Aynada
kendi kendinizi yakışıklı ya da güzel bulmaktan ve bunu
hissetmekten çekinmeyin.
Bakımlı giyinin
Güzel ve bakımlı giyinin. Fiziksel görünümünüzü tamamlayacak
temiz ve düzgün elbiseler giymeye özen gösterin.
Wellness notları
Elma suyu en az portakal suyu kadar değerlidir. Elma suyunda
beklenenin çok üzerinde kalp hastalığına karşı koruyucu
antioksidan etkili polifenol olduğu belirlenmiştir.
Aloe Vera (sarısabır) otu suyunun herhangi bir sağlık
yararının olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt mevcut değildir.
Aloe Vera suyunu, şiddetli ishal ve krampları göze alıyorsanız
(!) laksatif-bağırsak boşaltıcı gibi kullanabilirsiniz.
Eğer olduğunuzdan daha fazla yaşlı görünmek istiyorsanız bol
bol sigara için!.. Sigara cildinizi daha erken kırıştıracak,
dişlerinizi daha erken dökecek ve saçlarınızı daha çabuk
beyazlatacaktır.
Uyarılar
Yanlış ilaç kullanımı yaşlandırıyor.
Pek çok araştırma fazla miktarda, gereğinden uzun süreyle ilaç
kullanımının yaşam sürenizi olumsuz yönde etkilediğini ortaya
koymuştur. İlaç kullanımı ile ilgili sorunlarla daha az
karşılaşmak istiyorsanız, aşağıdaki önerileri dikkate
almalısınız:
Kullandığınız ilaç sayısını en aza indirin. Kullanım süresini
ve önerilen dozu asla geçmeyin.
Optimal yarar sağlayan en düşük dozlarda ve sürede kalmaya
özen gösterin.
İlaç alerjilerinizi mutlaka not alın.
Yeni bir reçete hazırlandığında doktorunuza, eczacınıza ve
hemşirenize halen kullandığınız ilaçları da hatırlatın.
Doktorunuza ilaçların tedavi edici düzeylerini takip etmesi ve
toksisite araştırmalarını yapabilmesi için izin verin.
Kullandığınız her ilaç için doktorunuzdan ya da eczacınızdan
bilgi talep etmekten çekinmeyin.
Birden fazla ilaç kullanıyorsanız ilaçlar arası etkileşime
yönelik bilgi isteyin.
HAZIRLAYAN: Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU