Dökülen saçlar, kuruyan bir cilt, sürekli yorgun bakan gözler...
Hamilelikte güzellik sorunları ve çözümleri...

Bu günlerde cildiniz sürekli parlıyor olabilir. Ancak bu mutluluktan
mı, yoksa cildinizin yağ salgısından mı kaynaklanıyor? Genişleyen
bedeninizin yanısıra, muhtemelen cildinizin, saçınızın hatta
tırnaklarınızın görünüşünde bile bir takım farklılıklar görmeye
başlamışsınızdır. Hormonların harekete geçmesi ve hamilelikle gelen kilo
alımı bu bölgelerde değişimlere neden olur ve bu değişimler şimdiye
kadar uyguladığınız kendinize özel bakımları bir tarafa bırakıp
yenilerini bulmanızı gerektirecektir.
Cildiniz her zamankinden daha yağlı ya da daha kuru, saçlarınız her
zamankinden daha düz veya elektrikli, tırnaklarınız da daha çok
kırılıyor olsa bile hamileliğin son aylarında güzel görünmeniz mümkün.
Öncelikle bu değişikliklerin çoğunun geçici olduğunu söyleyelim. Bebek
doğduktan sonra vücudunuz eski haline dönmeye başlayacaktır.
Ciltte meydana gelen değişimler bazı hamilelerde çok yoğun ve
belirgin olur. Bazı hamilelerin cildinde kuruma ve çatlamalar oluşurken,
bazılarında ergenlik sivilcelerine benzeyen sivilceler çıkar. Eğer
sivilce problemi yaşıyorsanız doktorunuzun önereceği bir antibiyotik
krem kullanabilirsiniz. Sorununuz devam ediyorsa ve ağızdan antibiyotik
almanız gerekiyorsa, bunu bebeğinizin doğumundan ve emzirilmesinin sona
ermesinden sonra yapmalısınız.
Bir çok kadın hamileliği sırasında cildinin kuruluğundan şikayet
eder. Yüzü sürekli nemli tutmak iyi bir çözüm olabilir. Boyun aşağısı
için ise vitaminli vücut losyonlarını sık sık kullanabilirsiniz.
Bazı hamile hanımlar melesma çıkarabilirler, (buna hamilelik maskesi
de denir). Melesma, genelde yanaklarda, dudak kenarlarında ve alın
bölgesinde farklı renklerde lekelerin oluşmasıdır ve uzmanlar bu
lekelere östrojen hormonu ile ultraviole ışınlarının neden olduğu
konusunda hemfikirdirler. Bu sorunu önlemek için hamileliğiniz boyunca
hava şartları ne olursa olsun dışarı çıkarken SPF 30 korumalı güneş
kremleri kullanmalısınız. Uzmanlar, hamilelik ve emzirme süresince
özellikle kimyasal madde içermeyen koruma kremlerini önermektedirler.
Eğer melesma olmuşsanız koruma faktörlü kremler çoğalmasını
önleyecektir. Ancak endişelenmenize gerek yok, çünkü bu lekeler doğumdan
hemen sonra kaybolacaktır. Bu yüzden bu dönemi fondöten veya
kapatıcılarla lekelerinizi kamufle ederek de geçirebilirsiniz.
Çatlaklar birçok hamile kadının karşılaştığı ve önleyemediği bir
sorundur. Uzmanlara göre, çatlaklar ırsidir ve derinin çok içerisinde
oluştuklarından çatlak önleyici kremler istenilen sonuçları
veremeyecektir. Doğum sonrasında çatlak eğer hala pembe ise doktorun
vereceği bazı ilaçlar belki yararlı olabilir, ancak kahverengimsi ya da
beyazımsı bir renk aldıklarında maalesef yok etmek imkansızlaşıyor.
Lazer teknolojisi bu konuda çok ilerlemeler kaydetmiş olsa da
çatlakların tamamen ortadan kaldırmak için henüz yeteri kadar iyi bir
yöntem değil. Göbekten aşağı doğru inen kahverengi çizgi ise doğumdan
sonra kendiliğinden kaybolacaktır.
Varis Damarları, kan akışındaki artış nedeniyle damarlara yapılan ek
basınç ve şişmeler sonucunda oluşur, ve hemen her hamile kadının
şikayetçi olduğu bir durumdur. Varis çorapları giymek bu damarların
şişmesini engeller. Bu rahatsız edici şişmeleri azaltmak için fırsat
buldukça ayakları yukarı kaldırmak ve bir süre bu pozisyonda asılı
tutmak iyi gelecektir.
Hamilelikte tırnaklar genelde daha çabuk uzar ancak bazı hamile
hanımlar tırnaklarının çabuk kırıldığından şikayet ederler.
Tırnaklarınızın doğumdan sonra eski haline döneceğinden emin
olabilirsiniz, tabii bu arada yoğun nemlendiriciler kullanmak da faydalı
olacaktır.
Artan hormon dengelerine bağlı olarak pek çok hanım hamilelikte
saçlarının daha sağlıklı olduğunu söyler. Ancak maalesef, bu dengeler
doğumdan sonra düştüğünden genelde doğum sonrası hanımlar yoğun bir saç
dökülmesi yaşarlar. Buna rağmen genelde dökülen saç oranı, hamilelikte
çıkan saç oranıyla doğru orantılı olduğundan aslında bir kaybınız
olmadığını düşünmek yanlış olmaz. Bu durum kalıcı olmasa da sinir bozucu
olabilir. Belki bu dönem için saçlarınızı kestirmeyi düşünmelisiniz
böylece işiniz kolaylaşacaktır.
Makyajla Güzelleşin. Eğer hamilelik sırasında yüzü ışıl ışıl
parlayan, güzelleşen birkaç şanslı kadından biri değilseniz makyaj
kesinlikle işinize yarayacaktır. Bunun için iyi bir nemlendirici başta
olmak üzere cildi kurutan toz pudralar yerine nemlendircili fondöten,
rimel ve dudak parlatıcısı işinizi görecektir.
Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra kendinize ayıracağınız zamanın
azalacağından endişe etmemelisiniz. Bu dönemde hafif renkli bir
nemlendirici ve bir rimel yeterli olacaktır. Özellikle hafif bir
fondöten hem yüzünüzdeki yorgunluğu kapatacak, hem de kendinizi daha iyi
hissetmenizi sağlayacaktır. Daha sonra hafif bir rimel ve parlatıcı ruj
ile çok iyi bir görünüme kavuşabilirsiniz.
Vaktinizi artık çok değerli olacağından makyaj işini bir kaç kısa
adımda halledecek bir formül geliştirmelisiniz. Önce nemlendiricinizi,
sonra da göz altı kapatıcısını ya da fondöteninizi sürün. Uykularınız
düzensiz olabileceği için özellikle göz altı kapatıcısına çok
ihtiyacınız olabilir. Sonra da yüzünüzde beğendiğiniz çizgileri maskara
göz kalemi allık ve ruj ile belirginleştirin. Kullanacağınız makyaj
malzemesini mümkün olduğunca azaltmak size zaman kazandıracaktır. Yine
de arada bir yüz bakımı, manikür ve pediküre vakit ayırarak kendinizi
şımartmayı da ihmal etmeyin. Ara sıra eşinizden size masaj yapmasını
isteyin. Bu kadarını hakkediyorsunuz, ne de olsa. Çok yakında bebeğiniz
hayatınızı ele geçirecek ve bütün bunlar için vakit ayırmanız daha da
zor olacak.
Egzersiz şekilleri
Hamilelik sırasında yapacağınız hafif egzersizler hem kendinizi iyi
hissetmenizi sağlayacak, hem de enerjinizi artıracaktır. Ancak herhangi
bir spor aktivitesine başlamadan doktorunuza danışmayı unutmamalısınız.
Sakıncalı Spor Aktiviteleri: Vücudunuzdaki hormon artışı eklem
yerlerinizin daha serbest hareket etmesine neden olur, ve bu da
sakatlanma riskini arttırır. Bu yüzden tenis ve aerobik gibi zıplama
gerektiren sporlardan kaçınmalısınız. Bunun yanısıra büyüyen göbeğiniz
vücudunuzun ağırlık merkezini değiştireceği için dengenizi rahatlıkla
kaybetmeniz de mümkündür. Kayak, rüzgar sörfü, bisiklet gibi kolay
düşebileceğiniz sporlardan uzak durmalısınız.
Deneyebileceğiniz Spor Aktiviteleri: Yürüyüş hemen her hamile bayan
için çok iyidir. Yüzme, hem fazla kilolarınızın ağırlığını size çok
hissettirmeyeceği için, hem de suyun kaldırma kuvveti sizi rahatlatacağı
için iyi bir seçenek olabilir.
Yoga ve bazı kolay gerinme hareketleri vücudunuzun esnek kalmasına
yardımcı olur. 1 kg'a kadar olan el ağırlıkları ile yapacağınız kol
egzersizleri de bedeninizin üst kısmını güçlendirecektir.
Vücudunuz su kaybedeceği için egzersizlerden önce, egzersizler
sırasında ve sonrasında bol bol su içmelisiniz. Herhangi bir sancı,
vajinal kanama, vajinal akıntı, baş dönmesi veya nefes darlığı
çekiyorsanız derhal yaptığınız sporu kesin ve doktorunuzla görüşün.
Saç Bakımı
Östrojen ve diğer hormonların yaptığı etkinin dışında, hamilelik
sırasında kullandığınız vitaminler ve özenli beslenme sonucu saçlarınız
bu dönemde daha canlanır ve güçlenir. Ancak bebek doğduktan sonra,
hormonlarınız eski seviyelerine indikçe hamilelik sırasında çıkan saçlar
da dökülecektir. Tekrar incelmeye başlayan saçlar için saçlarınızı
yukarıdan aşağıya doğru kurutmanızı öneriririz. Hamilelik sırasında
vücudunuzda tüylenme farkedebilirsiniz. Bu durum doğumdan sonraki 6 ay
içinde kaybolacaktır.
Anne Adayları için Hareket Önerileri
İşte formda kalmak için haftada birkaç kez uygulayabileceğiniz bir
kaç ufak egzersiz: Bunları uygulamaya başlamadan önce doktorunuza
danışmayı unutmayın.
1. Egzersizlere başlamadan önce uzanarak esneme hareketleri yapın.
Resimde görüldüğü gibi, dizlerinizi, eklem yerlerinizi ve sırtınızı
gerin. Her uzanma hareketinde 10'a kadar sayın.
2. Yarım saatlik normal bir yürüyüş yapın. Eğer dışarıda yürüyorsanız
korunma kremi sürmeyi ve rahat bir spor ayakkabısı giymeyi unutmayın.
Susuzluğa karşı yanınıza bir şişe su almanız iyi olacaktır.
3. Kaslarınızı güçlendirici, çok ağır olmayan bir-iki hareket
deneyebilirsiniz. Yanda gördüğünüz hareket kol kaslarınızı çalıştırmak
için birebirdir.
Hareketin aşamaları:
Bir bank kenarına oturun, dizlerinizi bükün ve ayaklarınız yere tam
bassın. Elleriniz, kalçalarınızın yanında, oturduğunuz bankı kavrasın.
40 cm. kadar öne doğru adım atın ve kalçalarınızı havada tutun.
Sırtınızı bankın kenarına yakın tutarak, dirseklerinizin yardımı ile
kalçalarınızı 15 cm. kadar aşağı hareket ettirin.
Ellerinize dayanarak vücudunuzu hafifçe yukarı kaldırın, bu hareketi
oturmadan 8 kere tekrar edin. Dinlenip ikinci ve son kez tekrar deneyin.
4. Bir-iki dakika gerinme hareketleri yaparak sporunuzu tamamlayın.
Bu balerin hareketi sırt ve bacaklarınıza iyi gelecektir. Bu
egzersizlerin faydasını kısa sürede belirgin biçimde hissedeceksiniz.
Uyarı: Bu sitede yer alan hiç bir
bilgi,içerik,açıklama hekim tavsiyesi yerine geçmez.