Gebelik testleri
Adet kesilmesinden sonra gebelik olup olmadığı tespit
edilebilir. Erken hamilelik döneminde gelişen plasenta
tarafından yapılan HCG(human koryon gonodatropin) annenin
kanında ve idrarında bulunmaktadır.Yapılan gebelik testleri de
bu hormonun tayinine dayanır.
Evde yapılan gebelik testleri
Evdeki hamilelik test cihazlarının çoğunu eczaneden reçetesiz
tayin edebilirsiniz. Eğer vücudunuzda yeterince HCG varsa,test
cihazlarında bulunan kimyasal maddeler idrarınızdaki HCG ile
reaksiyona girecektir. Testler HCG varlığını farklı yollarla
gösterir.Bazıları sıvı içerisinde bir halka oluştururken
bazıları da renk değiştirirler.Eğer usulüne uygun
kullanılmazlarsa çok kolay yanlış sonuçlara ulaşılabilir.
Bundan dolayı cihazlardaki bütün kurallara dikkatle uyulması
çok önemlidir.Evde yapılan hamilelik testleri büyük ölçüde
doğru olmalarına karşın %100 değillerdir.Yalancı negatif
(hamile olduğunuz halde test olmadığınızı gösteriyor) sonuçlar
az da olsa oluşa bilmektedir. Evde yapılan teste negatif sonuç
aldığınız halde hamile kaldığınızı düşünüyorsanız zaman
kaybetmeden hemen doktorunuza başvurun.Doktorunuz daha
güvenilir testleri size uygulayacaktır.
Laboratuarda idrar testi
Tıpkı evde uygulanan test gibi,bu testte idrardaki HCG yi %100
e yakın bir doğrulukla ve hamile kalındıktan sonraki 7-10 gün
gibi kısa bir sürede tespit eder.
Kan testi
Bu test %100 doğrulukla yapılmaktadır ve hamile kalındıktan
sonraki ilk haftada pozitif sonuç verir. Bu testte serum yada
kandaki HCG hormon düzeyinin artışı tespit edilir. Yalnız
labratuvarda yapılan bu test en kesin sonucu verir.. Ayrıca bu
test hamilelik süresinin saptanmasında da yardımcı olur. Bazı
durumlarda (erken tespit istendiğinde) idrar testi ile
görülmeyen hamileliği kan testi ile görürsünüz.
Gebelikte dikkat edilmesi gereken hususlar
.jpg)
Hamile kadınlar her zaman bir şeyleri dert ederler.Soluduğumuz
hava kirli mi?İçtiğimiz su temiz mi? Eşimin içtiği sigara yada
bu sabah içtiğim kahve bebeğimin sağlığına zarar verebilir mi? Ya dişçide çektirdiğim röntgen?Bu tür kaygılar hamileliği
gereksiz yere sinir bozucu hale getirebilir. Ama bilgi; hem
bunlardan kurtulmanızı sağlar hem de sağlıklı bir bebeğiniz
olma olasılığını arttırır.Hamileliğiniz sırasında bebeğinize
zarar vermemek istiyorsanız lütfen aşağıdakilere bir göz atın:
ALKOL
Hamileliğimizin ikinci ayına kadar genellikle hamile
kalındığından habersiz olduğumuz için;bunu bilmemiz halinde
asla yapmayacağımız şeyleri, bilmeden yaparız. Hamilelik
süresince fazla içki içmenin bebekte birçok soruna yol açtığı
gösterilmiştir.Bebeğin kan dolaşımına giren alkol miktarının
anne kanındaki alkol yoğunluğuna yaklaşık olduğu ve annenin
aldığı alkolü bebeğinde paylaştığı göz önüne alınırsa bu pek
de şaşırtıcı sayılmaz. Alkolü bedenden atmak için gereken süre
bebekte annenin iki katıdır.Yani anne hafif çakırkeyifken,
bebek sarhoştur.Bazı kadınlar hamilelikleri süresince hafif
örneğin geceleri bir kadeh içmelerine karşın sağlıklı
bebekleri olabilir.Ancak bunun hiçbir garantisi yoktur.
Hamilelikte güvenli alkol dozu, eğer varsa bile
bilinmemektedir. Eğer gün sonunda yorgunluğunuzu atmak için
bir kokteyl almayı veya akşam yemeğinde bir kadeh şarap içmeyi
adet haline getirdiyseniz, belki de şimdi bu yaşam biçiminizi
değiştirmenin tam sırasıdır.Gevşemek için içki alıyorsanız
müzik, masaj, ılık banyo,spor, okuma gibi başka yöntemleri
seçebilirsiniz.
SİGARA
Hamilelikten önce içtiğiniz süre ne kadar olursa olsun
sigaranın gelişmekte olan bebeğe zarar verdiği konusunda kesin
bir kanıt yoktur. Ama hamilelik sırasında içilen sigara kesin
ve belgelenmiş hasarlar vermektedir. Sigara hamilelikte düşük
ve ölü doğuma sebep olduğu gibi çeşitli komplikasyonlar da
sigara içen annelerde çok daha sık gözlenmektedir.Bunlar
arasında vajinal kanama, anormal plasenta
yerleşimi,plasentanın erken ayrılması,erken kese yırtılması ve
erken doğumdur.
X IŞINLARI (RÖNTGEN)
Hamilelik sırasında çekilen röntgenlerin güvenli olup olmadığı
karmaşık bir konudur,ama tanısal amaçlı çekilen bu filmlerin
bebeğe zarar vermesi çok nadirdir.Röntgen ışınlarından yayılan
radyasyonun zarar verip vermeyeceğini üç etken
belirler.Birincisi;radyasyon miktarıdır.Cenin ve bebekte ciddi
hasar yalnızca çok yüksek dozlarda (50-250 rad)oluşur.Çağdaş
röntgen araçları çok nadir olarak 5 rad dan fazla ışın
yaydıkları için genellikle bir sorun oluşmaz.
İkinci etken, ışının ne zaman alındığıdır. Çok yüksek dozlarda
bile yumurtanın rahme yerleşmesinden önce dokunun etkilenme
riski yoktur.Bebeğin organlarının gelişiminin erken
dönemlerinde (döllenme sonrası 3-4.haftalar) ve hamilelik
boyunca merkezi sinir sisteminin zarar görme riski vardır. Ama
bu yalnızca yüksek dozlarda gerçekleşir.
Üçüncü etken ise, rahmin gerçekten ışına maruz
kalmasıdır.Günümüzün röntgen cihazları,görmek istenen alanı
iyi belirlemekte ve diğer bölgeleri ışından
korumaktadır.Röntgen filmlerinin çoğu annenin karın ve kalça
bölümüne böylece rahme gelecek ışınları önlemek için kurşun
bir levha ile çekilir.Ama karın röntgeninin bile zararlı olma
olasılığı 10 rad dan fazla ışık yaymadığı için yoktur.
Ama tabi ki ne kadar küçük olursa olsun gereksiz risk almanın
da bir mantığı yoktur.Bu nedenle genellikle acil önemi olmayan
röntgen çekimlerinin doğumdan sonraya ertelenmesi önerilir.
Bebeğin röntgen ışınlarından zarar görme olasılığı düşük
olduğu için,anne adayının sağlığı açısından gereken bir
röntgeninde çekilmesinden vazgeçilip anne tehlikeye
atılmamalıdır.
Araba veya uçak seyahati Araba seyahatlerinizde sık mola
vererek, tren seyahatlerinizde oturduğunuz yerden sık kalkıp
kısa bir yürüyüş yaparak kan dolaşımınızın düzenlenmesine
yardımcı olmalısınız.Yolculuklarınızda sık tuvalet
ihtiyacınızı hatırlayarak tuvalete yakın yerleri tercih
edin.Bu yolculuklarda emniyet kemerinizi takmayı unutmayın.Bu
sarsıntılarda bebeğinize gelebilecek zararları önleyecektir.
Uçak ile seyahat Eğer uçak yolculuğu yapacaksanız, uçak
şirketinin hamile yolcular için olan tüm uygulamalarını
öğrenin.Hamileliğinizin 28-36 haftalarında bu yolculuk için
doktorunuzdan bir sakınca olmadığına dair belge almanız
gerekecektir. 36. haftadan sonra ise muhtemelen uçuşunuza izin
verilmeyecektir. Hamile kadınlar için basıçsız kabinleri olan
küçük uçaklarla uçmak uygun değildir.Çünkü basınç
değişiklikleri su keselerinin erken patlamasına neden
olabilir.Uçak yolculuklarında bol sıvı alın. Uçarken vücudunuz
daha kolay su kaybedip dehidrate olabilir.
Uyarı: Bu sitede yer alan hiç bir
bilgi,içerik,açıklama hekim tavsiyesi yerine geçmez.