Hamileliğin ikinci ve üçüncü dönemlerinde karşılaşılabilecek,
hamileliğe bağlı yan etkilerden en sık görülenleri genel
olarak şunlardır:
Sıvı yüklenmesi: Hamilelik süresince vücut yaklaşık 1.350 gr
kadar su toplamaktadır. Bunun büyük bir kısmı gün sonunda ayak
bileklerine doğru inerek, ayaklardaki şişlikleri meydan
getirebilir. Akşamları ayakları yukarı doğru kaldırarak bir
süre dinlendirmek, ayak şişliklerinin inmesini sağlamaktadır.
Eğer bu yöntemle ayaklardaki şişlikler geçmiyorsa, ya da
birbirinden farklılık gösteriyorsa bir uzmana danışmakta fayda
vardır.
Varisler, kılcal damarlanmalar: Bazı hamilelerde kilo ve damar
içindeki basınç artışından dolayı bacaklarda cilt üzerinden de
belli olan kılcal damar çatlamaları görülebilir. Aynı
nedenlerden vajina ve bacaklardaki toplardamarlar da
etkilenebilir.
Kabızlık Problemleri: Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde,
vücudun salgıladığı bir takım hormonların barsaklarda
tembelliğe neden olmasından ve aynı zamanda uterusun büyüyerek
barsaklara baskı yapmasından dolayı kabızlık yaşanabilir.
Yaygın olarak görülen bu şikayetin önlenebilmesi için
magnezyum kullanımı önerilmektedir.
Ciltte Çatlamalar: Hamilelik sırasında göğüslerde
koyulaşmalar, ciltte ve dişlerde renk değişiklikleri meydana
gelebilir. Hamilelik sırasında artan glikokortikoid üretimi
etkisiyle derinin dinamik dengesi bozulmaktadır. Bu nedenle
başlangıçta vücudun karın kısmında, kalçalarda, bacakların üst
kısmında ve memelerde kırmızıdan kırmızımsı maviye doğru
değişen hamileliğe bağlı izler ortaya çıkabilir. Bu izler
zamanla fildişi rengine doğru değişir, ancak cerrahi
müdahaleyle kaybolabilen hamilelik çatlakları olarak belirgin
gerçek nebde dokuları haline gelir.
Ayrıca pigment değişimi nedeniyle göbekten aşağı doğru koyu
renkte “linea nigra” olarak da adlandırılan bir çizgi
oluşabilir. Doğum sonrasında linea nigra ile pigment
değişiminin etkileri kaybolabilir iken, vaktinde önlem
alınmazsa hamilelik çatlakları kalabilir.
Burun Tıkanıklıkları: Hormonal etkiler sonucunda burun
tıkanıklıkları, sık olmamakla beraber burun kanamaları ve
sinüzit görülebilir.
Psikolojik Değişimler: Hamilelik boyunca depresyona yakın bir
ruh hali, ağlama nöbetleri kendini gösterebilir. Bunların
nedeni vücudun yeni hali ile ilgili sıkıntılar ve uyum
sağlayamama, yaklaşan doğumun verdiği heyecan veya korku gibi
geçici olan ruh değişiklikleridir. Belirli bir zaman zarfında
bu tip atakların geçmesi ve normal duruma dönülmesi
gerekmektedir. Eğer bu şikayetler geri dönme eğilimi
göstermez, hatta daha da ağırlaşmaya başlarsa vakit
kaybetmeden bir uzmanla görüşmekte yarar vardır.
Bayılma Hissi: Hamilelikte tansiyon normalin altında
olduğundan baş dönmesi, denge kaybı, oturma veya uzanma
ihtiyacı hissedilebilir. Ayakta uzun süre kalmamak, ani bir
halsizlik hissedildiğinde oturmak ve daha iyi hissedene kadar
başı dizlerin arasında tutmak rahatlatabilir.
Sık İdrara Çıkma: Rahmin idrar torbasına baskı oluşturmasıyla
görülen sık idrara çıkma, genellikle hamileliğin 4. aylarından
itibaren kaybolur. Eğer idrar sırasında yanma hissi
duyuluyorsa idrar yollarının iltihaplanması riski düşünülerek
vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.
Mide Yanması: Hamilelik sırasındaki hormon değişiklikleri
nedeniyle mide girişinde bulunan kapağın gevşemesiyle, mide
asidi yemek borusuna kaçabilir. Baharat, kızartma ve ağır
yemeklerden tüketilmemesi bu şikayeti azaltabilir.
İdrar Kaçırma: İdrar yollarındaki kasların zayıflaması, ayrıca
büyüyen bebeğin idrar torbasına baskı yapması sonucu görülür.
Gülerken, koşarken, öksürürken veya hapşırırken idrar
kaçırılabilir. Alt idrar yolu kaslarını çalıştıracak
egzersizler yapılması tavsiye edilir.
Sabah Bulantıları: Hamileliğin ilk belirtilerinden biri olan
bu bulantı günün herhangi bir anında görülebilir. Tekrarlama
riski olmakla birlikte genelde hamileliğin 3. ayından itibaren
azalır. Kokulu her türlü maddeden uzak durmak, az ama sık
aralıklarla yemek yemek tavsiye edilmektedir.
Hemoroid (Basur): Bebeğin başı makat çevresindeki damarlara
baskı yaparak buradaki kan dolaşımını bozar. Eğer hemoroidler
hafif şiddette ise bebek doğduktan sonra tedavi gerektirmeden
kaybolur. Hamilelik döneminde devam etmesi durumunda doktora
başvurmakta fayda vardır.
Uyuma Güçlüğü: Sık idrara çıkma ihtiyacı, bebeğin tekmelemesi
veya büyüyen karnın verdiği rahatsızlık nedeniyle uyku düzeni
bozulabilir. Uyumadan önce ılık bir banyo veya gevşeme
egzersizleri tavsiye edilir.
Terleme: Hamilelik döneminde cilde kan akışının artışı ve
hormon değişiklikleri terlemeye neden olur. En küçük
aktivitelerde bile terleme veya gece uykudan ter içinde uyanma
yaşanabilir. Sentetik giysilere oranla pamuklu ve geniş
giysileri tercih etmek ve bol su içmek tavsiye edilir.
Yukarıda belirtilen rahatsızlıklarla karşılaşılması durumunda
herhangi bir ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza
danışmanız hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı açısından
oldukça ÖNEMLİDİR.