Diabet insülin ile ilgili bir problemden
kaynaklanan bir hastalıktır. Problem vücudun hiç insülin
üretmemesi, yeterli düzeyde insülin üretememesi veya insülini
tam anlamıyla kullanamamasıdından kaynaklanır.
İnsülin pankreasta üretilen ve kan şekerini düzenleyen bir
hormondur. Vücudunuzdaki hücreleri küçük birer makine olarak
düşünün.Bütün makinalar işleyebilmek için yakıt almak
zorundadırlar.İşte yediğimiz yiyeceklerle aldığımız
karbonhidrat protein ve yağlar vücutta dönüşüme uğrayarak
hücreleri çalıştıracak yakıt haline dönüşürler.Hücreler
tarafından kullanılan esas yakıt basit şeker olarak
adlandırılan glukozdur. Hücreler büyümek ve fonksiyonlarını
yürütmek için gerekli enerjiyi glukozu kullanarak üretirler.
İşte hücrelerin yakıtı olan kandaki glukozun hücrelere
geçebilmesini ve hücrelerin bunu yakarak enerji üretebilmesini
İnsülin sağlar.İnsülin kan dolaşımı boyunca glukoza eşlık eder
ve hücrelerin kilidini açarak glukozun içeriye girmesini
sağlar. Eğer vücut yeterli insülin üretemezse hücreler glukozu
kandan alıp enerjiye çeviremezler ve kullanılmayan glukoz
kanda yüksek seviyelere ulaşır.Kullanılmayan glukoz karaciğer
ve kas hücrelerinde glikojen olarak depolanır.Yemek aralarında
kandaki şeker oranı düştüğünde karaciğerde depolanmış olan
glikojen glukoza dönüşerek kana verilir.
Diabetlilerde insülinle ilgili problem yüzünden glukoz
hücrelere giremez. Kullanılamayan glukoz kanda birikir ve
hiperglisemi olarak adlandırılan tabloyu oluşturur.
Diabet hiçbir belirti vermeden uzun yıllar boyunca sinsice
ilerleyebilir.Tanı konduğu zaman oluşabilecek zararları
önlemek için çok geç kalınmış olabilir. Bu yüzden mutlaka altı
ayda bir sağlık taraması için doktora gitmeli ve sadece
diabetle ilgili değil tüm rahatsızlıklarla ilgili bir
taramadan geçmelisiniz. Günümüzde geliştirilmiş tanı ve tedavi
yöntemleri ile diabetlilerin yaşam kaliteleri artmış ve diabet
bir yaşam stili olmuştur.
Esas olarak Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki tür diyabet
vardır:
Tip 1 diyabet, çocuklarda ve gençlerde daha sık görülür.
Tip 1 diyabetlilerin vücutlarında yeterli insülin yoktur,
çünkü insülin salgılayan pankreas bezinin adacık (beta)
hücrelerinde bozukluk vardır.
Tip 2 diyabet, ileri yaşlarda ve şişmanlarda daha sık görülür.
Bunlarda insülin yetersizliğinden daha çok, insülinin hücreler
üzerinde gerekli etkiyi gösterememesi söz konusudur yani
insülinin varlığına rağmen insüline direnç vardır.
Tip 1 diyabet Tip 1 Diyabet Nasıl Meydana Gelir?
Günümüzdeki bilgiler,Tip 1 diyabetin genetik yatkınlığı olan
kişilerde çevresel bir faktörün etkisiyle başladığını
göstermektedir. Vücut insülin üreten kendi adacık hücrelerini
düşman olarak görmekte ve onları yok etmeye uğraşmaktadır. Bu
tür hastalıklara otoimmün hastalık denmektedir. Bağışıklık
sistemi bozukluğu hastalığıdır.
Dünyada her yıl 100.000 çocuktan 10-40 tanesinde Tip 1 diyabet
gelişmektedir. En sık Finlandiya'da görülmektedir. Şu andaki
bilgilere göre, bir çocukta Tip 1 diyabet gelişmesini önlemek
ve diyabeti tam olarak iyileştirmek mümkün değildir.
Bununla birlikte diyabetin kesin ve kalıcı tedavisi için çok
yoğun çalışmalar sürdürülmektedir. ( Adacık hücre nakli, immün
sistemi süprese eden ilaçlar)
Belirtileri:
-Ani kilo kaybı
-Anormal ağız kuruluğu ve su içme
-Sık idrara çıkma
-Halsizlik ve aşırı yorgunluk
-Sürekli açlık hissi
-Görme keskinliğinde azalma, bulanık görme
-Tekrarlayan enfeksiyonlar
-Çocuklarda gece yatağını ıslatma
-Uykuya meyil
Tip 1 Diyabet Tedavisinin İlkeleri:
Tip 1 diyabet tedavisi esas olarak vücut tarafından
üretilemeyen insülin hormonunun yeterli miktarda ve uygun
zamanda yerine konmasına dayanmaktadır.
Beslenme planlanması, egzersiz, sevgi, bilgi ve kendi kendine
bakım tedavinin diğer yönlerini oluşturur.
Her Diyabetli;
Diyabet tedavisi konusunda kendi ustalığını geliştirmeli,
Ortalama bir doktordan daha çok bilgi sahibi olmalı,
Diyabeti kabullenmeyi ve onunla yaşamayı öğrenmelidir.
Tip 2 Diyabet
En sık görülen diabet formudur. Tüm diabetiklerin % 90'ını
oluşturur. İnsülinle kontrol edilmeleri şart değildir.
Oluşumunda iki faktör rol oynar. Genetik yatkınlık ve çevre
faktörlerinin etkisiyle ya insülin salınımı bozulur ya da
insülinin kullanımında bir sorun vardır. Diyet + programlanmış
egzersizle ya da bunlara ağızdan şeker düşürücü hapların
ilavesiyle kontrol altına alınır.
Gençlerde görülme oranları son yıllarda giderek artmaktadır.
Tip 2 diabetin başlangıcı yavaştır. İnsanların % 30-40'ında
hiç belirtisi bulunmaz. Bu nedenle tanısı zordur. Bu ara dönem
7-10 yıl olabilir. Bu dönemde diabetin yaptığı hasarlar
başlamış, hatta ilerlemiş olabilir.
Tip 2 diabetin belirtileri Tip 1 diabete benzer. Risk
faktörleri:
-Oturgan hayat
-Ailede diabet öyküsü
-Sık gebelik ve iri bebek doğurma
-Gebelikte diabet öyküsü
-Etnik yapı, asya-Afrika vs. kökenli olma
-Stres
Diabet Tedavisinin Amaçları
-Çok su içme, çok ve gece idrar yapma, halsizlik gibi günlük
yaşamda rahatsızlık yaratan bulguların önlenmesi,
-Diyabetik ketoasidoz ismi verilen diyabet komasının
önlenmesi,
-Şişmanlığa neden olmadan büyüme ve ergenlik gelişiminin
sağlanması,
-Kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) ataklarının önlenmesi,
sayısının ve şiddetinin azaltılması,
-Okul ve spor gibi normal yaşam aktivitelerinin ve ruhsal
iyilik halinin sürdürülmesi,
-İş sahibi olunması ve evlenerek aile yaşamı kurulması,
-Uzun dönemli diyabet komplikasyonlarının önlenmesi.
Diabetik Ketoasidoz Koması
Daha çok, insüline bağımlı diyabet hastalarında gelişir.
Burada en önemli faktör insülin eksikliğidir. İnsülin
eksikliğinde glikoz hücre içine giremez ve enerji kaynağı
olarak kullanılamaz. Vücuda gereken enerji yağlardan elde
edilir ve keton cisimleri oluşur. Bunun sonucunda vücudumuzda
keton üretimi artar ve ketonlar "zehir" etkisi yaparlar.
Hastanın bilinci bozulur ve tedavi edilmezse koma tablosu
gelişir.
Keton birikimine bağlı kusma, bulantı, yorgunluk, karın
ağrısı, zor ve hızlı nefes alma, nefeste aseton kokusu, bilinç
bozukluklarıve diyabet koması gibi bulgular görülür. Bu
bulgular hemen hekime başvurmayı gerektirir.
Hipoglisemi (Düşük kan şekeri)
Düşük kan şekeri en uygun koşullarda bile beklenmedik bir anda
karşımıza çıkabilmekte, hastaların yaşam kalitesini bozmakta,
günlük yaşamı olumsuz etkilemekte, hastanın motivasyonunu
azaltmakta, çok seyrek bile olsa hastanın yaşamını tehdit
edebilmektedir. Kan şekeri düşüklüğü, insülin, sülfoniüreler,
meglitinidler gibi dolaşımdaki insülin düzeylerini artıran
tedavi biçimleriyle görülmektedir. İnsülinle oluşan
hipoglisemiler daha sık görülmekle beraber kısa süreli ve
kolay tedavi edilebilir niteliktedir. Buna karşın ağızdan
alınan ilaçlarla görülen hipoglisemiler daha uzun süreli ve
tedaviye dirençlidir. Bu nedenle ilaç hipoglisemilerinde
hastaların hastanade izlenmesi gereklidir.
Diabetik hastalar için önemli bir problem olan hipoglisemi,
yaşlı diabetiklerde daha büyük sorunlara yol açabilmektedir.
Vücudun, hipoglisemi ortaya çıktığında kendini savunma
mekanizmaları vardır. Bunlar insülin karşıtı yaşam kurtarıcı
rol oynarlar. Bu hormonlar sayesinde özellikle genç hastalarda
hipoglisemiden fazla korkmadan normale yakın kan şekeri
değerleri hedeflenir ve bu insanlar diabetin uzun süreli
komplikasyonlarından korunabilirler. Hipoglisemi ortaya
çıktığında insülin karşıtı etki yaparak şekeri yükselten
hormonlar, adrenalin (epinefrin), glukagon, büyüme hormonu ve
glukokortikoidlerdir (kortizon). Bu yaşamsal savunma
mekanizmaları özellikle yaşlı hastalarda bazı olumsuz etkilere
yol açabilir.
İnsanlar yaşlandıkça önemli organları besleyen damarlarda,
örneğin kalpteki koroner arterlerde veya beyin damarlarında
ateroskleroz veya damar sertliği denen daralma ve sertleşmeler
meydana gelir. Diabetlilerde damar sertliği daha yaygın ve
şiddetlidir. Bu nedenle yaşlandıkça kalp krizi, felç gibi
damarsal hastalıkların sıklığı artar. Diabetik insanlarda aynı
yaştaki diabetli olmayan insanlara oranla bunların görülme
sıklığı daha da fazladır.
Hipoglisemi meydana geldiğinde ilk oluşan savunma
mekanizmalarından biri böbrek üstü bezinden adrenalin
salgılanmasıdır. Adrenalinin kan şekerini yükseltici etkisi
yanında kan basıncını yükseltici, kalp hızını artırıcı ve bazı
damarlarda daraltıcı etkisi vardır. Zaten damarlarında daralma
ve sertleşmeler olan yaşlı bir diabetlide bu etki, sınırda
beslenmesi olan kalp veya beyinde iskemi denen beslenme
bozukluğuna yol açıp, miyokard infarktüsü veya felçlere sebep
olabilir.
Bu nedenle yaşlı diabetliler tedavi edilirken hipoglisemiden
gençlere oranla daha fazla korkulur. Yaşlıların tedavi
hedefleri belirlenirken hipoglisemilere yol açmamak için daha
esnek davranılır. İnsülinle oluşan hipoglisemiler, ağızdan
alınan ilaçlara oranla daha kısa süreli ve kolay tedavi
edilebilir nitelikte olduğu için yaşlı hastalarda hap yerine
insülin tercih edilmelidir.
Düşük kan şekerinin nedeni nedir?
-Kan şekerinin azalmasına en çok yol açan nedenler şunlardır?
-Çok fazla insulin veya şeker düşürücü ilaçlar almak
-Yemekleri veya ara öğünleri yanlış zamanlarda yemek, kaçırmak
veya bitirmemek
-Her zamankinden daha fazla egzersiz yapmak
-Alkol alınması
-Kadınlarda mensturasyon (adet kanaması) başlaması
-Yeni insulin şişesinin kullanılması
-İnsülin enjeksiyon yerinin değiştirilmesi
-Sindirim güçlüğü ve mide boşalmasının gecikmesi
Düşük kan şekerinin belirtileri:
-Sinirlilik
-Titreme
-Yorgunluk
-Terleme
-Açlık hissi
-Baş ağrısı
-Bulanık görme
-Çarpıntı hissi
-Dikkat dağılması
Düşük kan şekeri nasıl tedavi edilir?
Kan şekerinizin aşırı düştüğünden şüphe ediyorsanız, kan
şekerinizi ölçün. Bulduğunuz değer 70 mg/dl'den (veya
doktorunuzun sizin için belirlemiş olduğu değerden) daha
düşükse, kan şekeri düzeyini yükseltmek için hemen şekerli bir
şeyler yemeniz gerekir.
Şeker, kandaki şeker düzeyinizi diğer besinlere kıyasla daha
çabuk yükseltir.
Eğer kan şekeri düzeyinizin düşmüş olabileceğinden şüphe
ediyor, ancak ölçüm yapamıyorsanız şeker içeren bir şeyler
yiyin. Şüpheli bir durumda kan şekerini çok düşük düzeylerde
bırakmaktansa, biraz fazla şekerli besin yemek daha
güvenlidir.
Bazı şekerli besinler:
-Küçük kesme şeker ( 2-3 adet suda eritilmiş)
-Toz şeker ( 2 tatlı kaşığı suda eritilmiş)
-Meyve suyu ( 1 çay bardağı)
-Kuru üzüm
-Kurabiye
Sık sık hipoglisemi meydan geliyorsa ve yukarıdaki önlemlere
rağmen kan şekeri düzeyiniz yükselmiyorsa, doktorunuza,
hemşirenize veya diabet eğiticinize haber verin.
Uzun dönemli diyabet komplikasyonlarının önlenmesi
Kan şeker düzeylerinin normal sınırlara yakın tutulması, söz
konusu komplikasyonların zararlı etkilerini azaltabilir ve
önleyebilir. Sigara içmemek, tansiyonu ve kan yağlarını normal
değerlerde tutmak, belirli bir egzersiz programının
uygulanması ve doğru beslenme planı riski azaltan güçlü
önlemlerdir.
Diabetli Çocuğu Büyütmek...
Aileler Ne Yapmalı?
Diyabetli Çocukların Mutluluğu İçin Aileler Ne Yapmalı?
Çocuğunuzun diyabetiyle barışık bir yaşam sürmesini
istiyorsanız, ona diyabet konusunda destek olmalısınız.
Aile olarak çalışmak bir sorumluluk mudur?
Diyabet teşhisini izleyen süreç içerisinde diyabetli bireyin
ailesinin karşılaştığı sorunlardan biri; zaman, çaba ve paraya
eskiye göre daha fazla ihtiyaç duymasıdır. Bu durum günlük
diyabet takibi ve düzenli doktor kontrolüne bağlı olarak
değişebilir. Ancak öncelikle aileler her yeni sorumluluğu
kendi içlerinde nasıl paylaşılacağına karar vermelidir. Biz,
diyabet bakımında sorumluluğun hem anne hem baba tarafından
eşit olarak paylaşılmasını isteriz. Buna insülin
enjeksiyonunun yapılması da dahildir. Ebeveynlerin enjeksiyon,
kan şekeri ölçülmesi, egzersiz ve beslenmenin uygulanması,
idrarda keton ölçülmesi gibi işlerde birbirlerine destek
olmaları çok önemlidir. Çocuğun diyabete uyum sağlama
çabalarında hem anne hem de babanın diyabete ilgi
göstermesinin önemi büyüktür. Her ebeveyn yılda en az bir veya
iki kez klinik kontrolüne beraberce katılmaya çalışmalıdır.
Diyabet bir aileyi tümüyle etkileyeceğinden sorunların
çözümünde ve diyabet bakımında tüm aile bireyleri birlikte
çalışmalıdırlar. Araştırmalar diyabetiyle en iyi başa çıkan
gençlerin, ailelerinden diyabet yönetimi konusunda destek ve
yardım alan gençler olduğunu gösteriyor. Her aile bir
diğerinden farklı olsa da hepsinde diyabet sorumluluklarını
paylaştıran bir planın geliştirilmesi zorunludur.
Ebeveynli yaşamak bir sorun yaratır mı?
Amerika'daki çocukların yaklaşık dörtte biri tek ebeveynli
ailelerde yaşamaktadır. Ayrı yaşayan anne babaların hayati
bilgileri paylaşmaları iki ev arasında gidip gelen diyabetli
çocuk açısından büyük önem taşır. Bu bilgiler; çocuğun kan
şekeri seviyesi, insülin dozu ve zamanları, beslenme düzeni,
egzersizleri ve herhangi bir hastalığıyla ilgili bilgilerdir.
"İyi iletişim ve işbirliği esastır."
Çocuğun yanında taşıyacağı diyabet materyalleri düzenli
şekilde bir çantaya yerleştirilebilir. Birçok aile küçük bir
şişe Glukagon'u ve idrar keton şeritlerini her iki evde de
sürekli olarak bulundurmaktadır. İstenilen; her iki ebeveynin
de kişisel farklılıklarını bir kenara bırakıp çocukları ile
ilgilenecek kadar olgun davranabilmeleridir.
Normal bir hayat sürmek
Diyabetli kişiye diğer insanlara davrandığımız gibi
davranmalıyız. Çocuğun kendi yaş grubundaki diğer çocukların
katıldığı etkinliklere katılması, aile dışında arkadaşlara
sahip olması ve aile dışı etkinliklerde bulunması önemlidir.
Özellikle ergenlik çağındaki gençler için arkadaş desteği çok
önemlidir. Diyabetli çocuklar diğer çocuklar gibi terbiye
edilmelidir. "Önce çocuğu sonra diyabeti düşün" kuralı iyi bir
yöntem olabilir. Diyabetli çocuklara diğer çocuklar gibi
davranılmadığında kendilerini farklı hissetmeye başlarlar,
bazen yalnız ve sevgisiz olduklarını düşünerek kendilerine
acımaya başlayabilirler. Bazen de istediklerini elde etmek
için diyabeti kullanabilirler. Böyle durumlarda aile fertleri
çocuğun kendilerini, kullandığı hissine kapılabilirler.
Diyabetli çocuğa diğer çocuklarla aynı biçimde davranıldığı
taktirde bu sorunların büyük bir kısmı aşılabilir. Kardeşler,
diyabetli kardeşlerinin de kendileriyle aynı davranışı
gördüklerini hissederlerse onlara ve ailelerine daha çok
yardımcı olabilirler.
Kardeşlerin sorumluluğu var mıdır?
Çocukta diyabet görüldüğünde, bu durum tüm aile için kriz
teşkil eder. Bu gibi durumlarda diyabetli çocuğa aşırı ilgi
gösterildiğinde kardeşler genellikle kendilerini göz ardı
edilmiş hissederler. Diyabetin ne olduğunu anlamakta
zorlanabilir, kardeşlerinin ölmesinden korkabilir, diyabete
kendilerinin sebep olduğu düşüncesine kapılabilirler. Bu
sebeple kardeşlerin de diyabet eğitiminin bir parçası olmaları
gerekir. Küçük bile olsalar hastaneyi ya da kliniği ziyaret
ederlerse duydukları korkular azalır.
Çocuklar kendilerinin cezalandırıldığı bir durum karşısında,
diyabetli kardeşleri cezalandırılmazsa haksızlığa
uğradıklarını hissedeceklerdir. Ailedeki tüm çocuklara aynı
şekilde davranmak gerekir. Küçük bir kız, diyabetli kardeşi
herhangi bir kabahatten, azarlanmadan kurtulduğu taktirde,
kardeşinden öcünü onun önünde şeker yiyerek aldığını söylüyor
ve "onunla bu şekilde ödeşiyorum" diye ekliyor.
Diyabetli çocuklar, diyabet kampları, kayak partileri gibi
özel etkinliklere katıldığında diğer kardeşler "keşke ben de
diyabetli olsaydım, böylece ben de özel şeyler yapabilirdim"
şeklinde bir tepki geliştirmektedirler. Bu sebeple ailedeki
tüm çocuklar için özel zaman ayırmak gereklidir. Aile
bireylerinin tümü bu sorunları anlarsa aile içinde
kaynaklanabilecek sıkıntılar büyük ölçüde önlenebilir.
Evde tatlı besinler bulundurulmalı mı?
Diyabetli bir çocuğun ya da gencin yaşadığı evde tatlı
besinler bulundurulup, bulundurulmaması diyabet alanında en
çok tartışma yaratan konulardan biridir. Tatlı besinlerin evde
bulundurulması taraftarı olanlar genellikle şu yorumu
yaparlar: "Diyabetlilerin, özellikle ev dışında arkadaşları
ile birlikte oldukları zamanlarda tatlı besinlerden uzak
durmayı öğrenmeleri gerekir; buna ancak evde alışabilirler."
Tecrübelerimiz, bu yorumu yapanların kendilerinin bu tür
besinlere zaafı olduğunu ve bu alışkanlıklarından vazgeçmek
istemediklerini göstermektedir.
Kendimizin yapmadığı bir şeyi çocuklarımızın yapmasını istemek
sizce adil midir?
Tecrübelerimiz; kek, bisküvi, şekerleme gibi tatlı besinlerin
evde düzenli olarak bulundurulması halinde bunların tüm diğer
çocuklar gibi diyabetli çocuklar tarafından da tüketileceği
yönündedir. Bizim savımız ise, bir çocuğa abur cubur
yiyeceklere evde gereksinim olmadığı öğretilirse çocukların bu
tür yiyeceklere dışarıda da ihtiyaç duymayacaklarıdır. Bu tür
yiyecekler evde bulunurken sakınmaya çalışmak çocukta daha çok
stres yaratır ve kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden
olabilir (özellikle çocuk bunları yerken yakalanıp,
azarlanmışsa). Kardeşler bilerek ya da bilmeyerek diyabetli
kardeşlerini özendirirlerse, evdeki stres ve çekişme artracak
bu da çocuğun kan şekeri seviyesinin yükselmesine sebep
olacaktır.
Ebeveynlerin ve kardeşlerin diyabetli kişiye yapabilecekleri
en destekleyici ve özverili hareket bu tür yiyecekleri evden
uzaklaştırmaktır. Abur cubur yiyeceklerin besin değerleri
uygun olmadığından bu davranış herkesin sağlığı için daha
yararlı olacaktır.
Ailenin diğer bireyleri bu ürünlere ihtiyaç duyuyorlarsa
gereksinimlerini iş yerinde ya da okulda kısaca diyabetli
çocuktan uzakta karşılamalıdırlar. En iyi kan şekeri
kontrolünün neredeyse her zaman tatlı besinlerin evden uzak
tutulduğu durumlarda sağlandığı gözlenmiştir.
Stres ve heyecanla nasıl başa çıkılmalıdır?
Duygular ve stresin diyabet kontrolü üzerine etkisi büyük
olabilir. Hayatta birçok olay stres yaratabilir; ailevi
sorunlar, anne-baba ile veya anne-baba arasında tartışma,
ebeveynlerin boşanması, arkadaşlardan veya akrabalardan
birinin ölümü, yeni bir eve taşınma, okul değiştirme bu
durumlardan bir kaçıdır. Stres yaratabilecek diğer olaylar,
spor yarışmaları ve sınavlardır.
Bazen doğum günü, yılbaşı ve bunun gibi özel günler bile çocuk
için stres kaynağı olabilir.
Heyecana bağlı stres sonucunda büyük yaştaki çocukların
çoğunluğunda kan şekeri seviyesi yükselirken, daha küçük
yaştaki çocuklarda bu seviyenin düştüğü gözlenmiştir.
Diyabetli ergenler üzerinde yapılan bir araştırmada
başlangıçta idrar şekeri ve aseton negatif olarak ölçülürken,
stresli bir görüşme sonrasında idrar şekeri ve asetonunda
önemli bir artış gözlenmiştir. Diyabetli kişilerin düzenli bir
hayat sürdürmeleri ve stres ile sağlıklı bir şekilde başa
çıkabilmeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Stresli durumlar
kişinin bunları öğrenmesine yardımcı olur. Bu kişilerin yüksek
kan şekeri sebeplerinden birinin stres olduğunu bilmeleri
gerekir.
Bazı durumlarda stresle başa çıkabilmek için profesyonel
destek almak büyük yarar sağlayabilir.
Okula devam zorunluluğu
Okula devamsızlık diğer çocuklar için olduğu kadar diyabetli
çocuklar için de bir sorundur. Bir hastalık nedeniyle okuldan
geri kalındığında çocuğun sınıfa dönmek konusunda endişeleri
olabilir. Çocuk tamamlanmamış ödevler, sınavlar,
arkadaşlarının ve öğretmenlerinin tepkisi gibi sorunlar
hakkında endişeli olduğu zamanlarda diyabet kontrolünde
aksaklıklar oluşması sık rastlanan bir durumdur. Çocuk bir
süre okuldan uzak kaldığında izlenebilecek en iyi yöntem, onu
mümkün olan en kısa zamanda okula dönüldüğünde diyabetli
çocuğun stresi, okul programının düzenlenmesi için danışman ve
öğretmenlerden yardım alınarak azaltılabilir. Önemli olan
çocuğun en kısa sürede okula tam zamanlı olarak dönmesinin
sağlanmasıdır. Bazen çocuklar arkadaşlarının kendilerine karşı
davranışları konusunda endişe duyabilirler. Böyle durumlarda
bir hemşire veya ebeveynlerden birinin, diğer öğrencilerle
diyabet hakkında konuşması çocuğa çok yardımcı olabilir. Bu
konuşma arkadaş desteğinin artmasını da sağlayabilir.
Ebeveynlerde evlilik sorunları önemli mi?
Çocuklarında diyabet teşhis edilen ebeveynlerin evliliği
üzerinde ek bir baskı oluşur. Evlilikte teşhisten önce de
sorunlar yaşanıyorsa, teşhisin getirdiği ek stres sorunları
daha da arttırabilir.
Eşlerin karşılıklı iletişimleri, duygu, düşünce ve planlarını
paylaşmaları bu nedenle büyük önem taşır. Eşlerden biri
diğerinin davranış biçimine öfkelenebilir; partnerleri duruma
farklı tepki verdiği için kendilerini yalnız hissedebilirler.
Bazen eşlerden biri kendisinin diğerinden daha fazla
sorumluluk aldığını düşünebilir. Bu hislerini paylaşmadıkları
taktirde kızgınlıklar aile sorunlarına yol açabilir. Bu tür
bir öfke ailenin diğer üyelerinden saklanmaz hale gelir.
Herkes duygularını açıkça paylaşırsa sorunlar büyümez ve
çocuklar için stres teşkil etmez.
Davranış Değişikliği
Bazen diyabetli çocuklar insülin enjeksiyonu, kan şekeri
testi, beslenme, egzersiz gibi diyabet kontrolündeki
sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilirler. Bu durumda
aile içi anlaşmalar çocuğa yardımcı olabilir. Ama yapılan
anlaşmaya titizlikle uyulması gerekir. Yapılan anlaşmanın
süresi kısa (bir seferde en çok 1 hafta), şartları açık ve
kesin olmalıdır. Sorunlar gözlendiğinde davranış değişikliği
konusunda uzmanlaşmış bir sosyal hizmet danışmanına ya da
psikoloğa danışmakta fayda vardır. Bu uzmanlarla yapılacak
birkaç görüşme hem diyabetli çocuk hem de tüm aile için
faydalı olabilir.
Çocuğa, bakıcıya ve çocuğun okulundakilere neler
anlatılmalı?
Diyabet hastası olsun ya da olmasın bir çocuğu büyütmek kolay
değildir. Diyabet, anne- babanın temel sorumluluğunu
değiştirmez. Fakat doğumdan ergenliğe kadar olan döneme
gelinceye kadar her aşamada bu sorumluluğa yeni unsurlar
kazandırır.
Unutmayın; diyabet çocuğunuzun yaşamının yalnızca bir
parçasıdır. Genellikle ailelerin yaşam biçimlerini diyabete
göre ayarlamaktansa diyabet hastalığını yaşam biçimlerine göre
uyarlamaları daha iyi olur.
Diyabet hastalığının yaşamınızı yönetmesine izin vermeyin.
Diyabeti bir bahane olarak kullanmak çok kolaydır. Örneğin Ali
gece bir arkadaşının evinde uyumak ister. Evhamlı babası ise
Ali' nin gitmesini istememektedir. Çocuk nedenini sorduğunda
baba iyi bir cevap bulamamıştır. '' Bu gece kan şekerin çok
yüksek çıktı der''Burada baba diyabeti başka bir sorunu çözmek
için kullanmaktadır. Çocuk bu örnekle bahane yaratmayı
öğrenir. Daha sonra Ali diyabeti kolay bir bahane olarak ya da
özel bir ilgi görmek için kullanmaya başlayabilir.
Çocuğunuz büyüyüp gelişirken diyabetin getirdiği sorunlar da
farklılaşacaktır. Bu rehber bazı temelleri vermektedir. Ayrıca
çocuğunuzun sağlık ekibiyle konuşabilir. Türk Diyabet kurumunu
arayabilir, aile derslerini izleyebilir ya da bir ebeveyn
destek grubuna katılabilir veya böyle bir grubu
kurabilirsiniz.
Çocuğunuz büyüdükçe diyabet hakkında soruları olacaktır.
Çocuğunuzla birlikte bu soruların cevabını öğrenebilir ve
öğrendiklerinizi çocuğunuzla paylaşabilirsiniz. Amacınız
çocuğunuzun kafasına bilgileri ve olumlu bir tavrı birlikte
yerleştirmek olmalıdır. Bu araçlar çocuğunuzu ileride kendi
başına diyabet bakımını yapabilmesi için hazırlayacaktır.
Yavrunuzu akıl ve fizik olarak sağlıklı büyütmek istersiniz.
Bu, sadece mükemmel kan şekeri ile sağlanamaz aynı zamanda her
durumda en iyiyi gerçekleştirmekle mümkün olabilir.
Bebekler ve yeni yürümeye başlayan çocuklar, kan şekeri ölçmek
için parmaktan kan alınması ve insülin enjeksiyonlarını öfke
yada ceza işareti olarak algılayabilirler. Ayrıca bu çocuklar
anne-babanın üzüntülerinden de etkilenirler. Ebeveynlerini
keyifsiz görmek bir bebeği korkutabilir.
Çocuğunuzun diyabet bakımına uyum sağlamasına yardım etmek
için sakin olun. Diyabet bakımını bir biberon vermek kadar
olağan hale getirin. Eğer gereken şeyleri zamanında
sağlarsanız işler daha yolunda gidecektir.
Parmaktan kan alma işini ve iğneyi hızlı ve nazikçe yapın.
Çocuğu nazikçe fakat güvenli bir şekilde tutun. Sakinleştirici
bir şeyler söyleyin. "Şimdi senin insülin zamanın geldi bu
seni sağlıklı tutacak'' gibi cümleler işe yarayabilir.
Daha sonra çocuğunuzu rahatlatıp sakinleştirin. Bebeğinizi
özel bir battaniye ile sarın ya da oyuncak bir hayvanla
birlikte kucağınıza alın.
Okul öncesi yaştaki çocuklar
3-4 yaşlarındaki çocuklar bedenlerinin nasıl çalıştığı ve
nasıl iyileştiği hakkında çok düşsel fikirlere sahiptir.
Örneğin parmaktan alınan kanlarda tüm kanlarının biteceğini
düşünürle. Kan şekerine bakmak için yeterli büyüklükte bir
damla kan almakta çekilen güçlük bu düşünceyi kanıtlar
görünmektedir.
Her yaştan çocuklar hastalığın nasıl ve neden olduğunu
anlamada sıkıntı çeker; kendilerinin diyabete neden
olduklarını düşünürler. Çocuklar ayrıca kan şekerlerinin
düştüğünü algılamada ve bunun niçin olduğunu anlamada da
güçlük çekerler. Çocuğunuzun diyabetle ilgili yapılması
gerekenleri basit kavramlarla açıklayın ve sık sık tekrar
edin. ''Sen diyabet olmak için bir şey
yapmadın''diyebilirsiniz. ''Kötü bir şey yaptığın için hasta
olmadın'' gibi.
Çocuğunuzun sağlık ekibiyle yakın ilişkilerde çalışın.
Ana-babalar diyabet bakımının gerektirdikleri ile büyüyen bir
çocuğun gereksinimleri arasındaki dengeyi kurmayı
öğrenmelidir. Kabul edilebilir diyabet kontrolü sadece
mükemmel diyabet kontrolü değildir. Sağlık bakım ekibiniz size
esnek kurallar ve rehberler bulmada yardımcı olabilirler.
Ayrıca çocuğu diyabet hastası olan diğer ana-babalarla da
konuşun. Büyük olasılıkla onlar da benzer sorunlar üzerinde
çalışıyorlardır.
5-12 yaşları arasında olan çocuklar
İlkokul boyunca çocuklar genelde diyabete iyi uyum sağlamış
olurlar. Yeni şeyler öğrenmeye en istekli dönemdedirler.
Geleceği kolayca öngöremezler. Genelde neler olacağını
düşünmezler. Daha sonraları çocuklar, diyabet bakımının çok
fazla zaman aldığını hissedebilirler. Kendilerini yaşıtlarıyla
karşılaştırdıklarından diyabetin (esnek olmayan sert
gereklilikleri nedeniyle ) kendilerini özel biri yaptığını
düşünmeye başlarlar.
Çocuğunuzun diyabet bakımıyla ilgili görevleri yavaş yavaş
kendi üzerine almasına, devam eden ilginizle yardımcı
olabilirsiniz. Çocuğun gitgide kendi bakımını yapmasını
desteklerken diyabet yönetiminin çocukluk çağında aile
takımının sorumluluğunda olduğunu bilmesini sağlayın.
Çocuğunuzun olgunluğu, yetenekleri sorumluluk alma durumu için
size yol göstersin. Okul çağındaki çocukların diyabet
bakımının bütün görevlerini veya çoğunu üzerine alabilir gibi
düşünülmemelidir. Çocuğunuzun katılımına sınırlı ödüller
vermek iyi bir fikir olabilir. Çocuk eğer geceyi arkadaşının
yanında geçirebilme izni gibi bir yarar sağlayabilecekse
genellikle kendi işini kendi yapmak ister.
Çocuğunuz diyabet bakımında daha fazla sorumluluk aldıkça
mükemmellik beklemeyin. İlginizi devam ettirin ve vaaz vermek
yerine onu destekleyin. Diyabet bakımında tatil olmadığından
uzun gece eğlenceleri ya da doğum günü partilerinde ne
yapılabileceğini sağlık bakım ekibinizle konuşun.
Diyabet bakımında yapılacak işleri paylaşın. Belki çocuğunuzun
sabah insülinini siz yapar ve çocuğunuz da akşam iğnesini
kendi yapabilir. Yapılacak işler tablosu size yardımcı
olabilir. Çocuğunuz bu görevi yerine getirdiğinde bir yıldız
çizin. Oyun kurallarını küçük ödüllerle sonuçlanacak şekilde
koyun.
Onlu yaşlar
Onlu yaşlardaki çocuklar duygusal ve fiziksel açılardan
değişir. Farklı olmaktan kaçınır, sınırları dener, seçimler ve
yanlışlar yaparlar. Öncelikler değişmektedir ve diyabet
genelde listenin alt sıralarındadır. Bu yaştaki çocuklar
genelde ana-babalarının kurallarına isyan eder. Böylece
sağlıklarıyla ilgili ciddi riskler alabilirler.
Çocuğunuza bu dönem boyunca dürüst duyarlı ve destekleyici
olarak yardım edebilirsiniz. Çocuklar, birtakım kararlar alıp
bunların sonuçlarıyla yaşamayı öğrenmeye gereksinim duyarlar.
Doğru kararlar vermeleri için diyabet hakkında gerçekleri
bilmeleri gerekir. Diyabetle ilgili yaptıkları seçimlerin
kendilerini nasıl etkileyeceklerini bilmeleri gerekir.
Onlu yaş çocukları ile ilgili ana başlıklar
Kısa erimli ve uzun erimli istenmeyen sonuçların riski nasıl
düşürülebilir.
Alkol ve ilacın kullanımı ve kötüye kullanılması
Toplumsal ve cinsel ilişkiler
Çocuğunuzun sağlık bakım ekibi bu bilgilerin bazılarını
sağlayabilir. Destek grupları ve diyabet kampları da yardımcı
olabilir. Kendi eylem ve duygularınızı izleyin. Azarlayıcı ve
destekleyici olma arasındaki farkı bilin. Birkaç gün yüksek
çıkan kan şeker düzeyleriyle uğraşmak yerine sorunu birlikte
çözmeye çalışın. ve çocuğunuza nasıl yardımcı olabileceğinizi
sorun. Sabırlı, dürüst ve esnek olmakla birlikte tutarlı olun.
Dolaysız iletişim yollarınızı açık tutun. Duygularınızı
paylaşın. İşler yolundaysa çocuğunuzu doğru kararlarından
ötürü övün. İşler yolunda değilse çocuğunuzun hüsranını
tanıyın.
Üçüncü kişiler
Çocuğunuzla birlikte diyabet bakımında çalışmanız büyük bir
meydan okumadır. Peki çocuğunuzun bakımında rol alan diğer
kişiler.
Onlarla çalışmaya da ihtiyaç duyacaksınız. Bakıcılar,
öğretmenler, koçlar. Onlar diyabet hakkında ne kadar şey
bilirse çocuğunuza o kadar iyi göz-kulak olacaklardır.
Bakıcılar; deneyimli ve olgun bir bakıcı bulduğunuzda diyabet
bakımını nasıl sağlayacağından endişe duyarsınız. Eğer
bakıcınızın diyabet hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu
bilirseniz çocuğunuza bakması için ona teslim etmeniz güçlük
yaratmayacaktır. Bakıcınızın diyabet hakkındaki eğitimine
yardımcı olun. Onun bir diyabet eğitim sınıfına devam etmesini
sağlayabilirsiniz. Bakıcıya anlaşılır bir yönerge listesi
bırakın. Bu listenin içinde
Diyabetin basit bir tanımı
-Çocuğunuzun gösterebileceğine benzer insülin reaksiyonu
belirtiler
-Çocukta düşük kan şekerinin nasıl tedavi edileceği
-Tedavi edilmesinden 10-15 dakika sonra reaksiyon sürüyorsa ne
yapılmalı
-Önerilen öğünlerin listesi
-Sizin, doktorunuzun ve belki evde olabilecek bir komşu ya da
arkadaşınızın telefonu
-Eğer iğneyi bakıcınız yapacaksa bunu daha önceden planlayın.
Rahat bir ortamda bakıcıya (iğne yapmayı) öğretmek için evde
olmayacağınız tarihten önce bir zaman ayarlayın. İşleri
kolaylaştırmak için çocuğunuzun enjektörünü önceden
hazırlayabilirsiniz.
Eğer bakıcınızın kan şekeri ölçümü yapması gerekecekse, bunu
da daha önce öğretin. Çocuğunuzun kan şekerinin ne zaman ve
hangi durumlarda ölçülmesinin istediğinizi hazırlamış
olduğunuz listeye yazın. Dikkatlice düşünüp planlayarak
çocuğunuzu bakıcıya herhangi birinden daha güvenli ve kolayca
bırakabilirsiniz.
Okul çocuğunuzun okul yönetimiyle konuşmada oynayacağınız rol,
elbette çocuğunuzun yaşına bağlıdır. Bir ilkokul öğrencisinin
ana babası, bir lise öğrencisinin ana babasından farklı rol
oynar. Eğer onlu yaşlardaki bir çocuğun velisiyseniz
çocuğunuz; siz, öğretmen ya da koçlarla konuşurken muhtemelen
katılmak isteyecektir. Okul ortamındaki erişkinleri diyabet
hakkında bilgilendirmek velilerin görevi ise de çocukların
bunu hangi yaşıtlarına ve nasıl anlatacağını seçme hakkı
vardır.
Öğretim yılının başlamasından önce okul yönetimiyle dostça
sakin bir ziyaret planlayın. Sağlık bakım ekibinizden bu
ziyaretin hangi konuları kapsayacağı ve nasıl sunulacağı
hakkında yardım alabilirsiniz. Neşeli ve yapıcı bir biçimde
konuşun.
Okul yönetimine yapacağınız ziyaret okul hemşiresi,
öğretmenler, okul müdürü ve çocuğunuzdan sorumlu olan servis
şoförü ve tam gün çalışanlar gibi erişkinleri içermelidir.
Hemşirelerden çok öğretmenler , çocuğunuzda kan şekeri
düşüklüğü belirtilerini genelde ilk gözleyecek kişiler
olacaktır. Egzersiz , kan şekeri düzeylerini
değiştirebileceğinden beden eğitimi öğretmeni ve koçun diyabet
hakkında eğitimli olduğundan emin olun. Ziyaret sırasında
herkese aynı bilgileri verin.
-Diyabet hastalığının kısa basit açıklaması
-Düşük kan şekeri belirtilerinin bir listesi
-Düşük kan şekerini düzeltmek için atılacak adımlar
-Çocuğunuzun yaşına göre değişen diğer bilgiler (ara öğün ve
ana öğün zamanları, besin seçiminde yol gösterme, özel
uyarılar
-Okul personelinin çocuğunuzun diyabet hastası olduğunu
bildiklerinden , ama onu diyabetik diye damgalamadıklarından
emin olun. Anayasamıza göre hiç kimsenin eğitim hakkı
engellenemez. Gereklilik olmadıkça diyabet hastası çocuklar
yaşıtlarından ayrı tutulmamalıdır.
Çocuğunuzun diyabet hastalığının akranlarınca nasıl
kabulleneceği konusunda endişeleriniz olabilir. Diğer
çocukların diyabet konusunda edinecekleri fikrin çocuğunuzun
tavırlarından kaynaklanacağını aklınızda bulundurun. Eğer
çocuğunuz diyabet konusunda rahatça konuşabiliyorsa çoğu
arkadaşı da rahat olacaktır. Bazı çocuklar diyabet hastası
olduklarından dolayı sıkıntılıdırlar. Öğretmenler bu durumda
kısıtlamaları arttırarak değil destekleyerek çocuğun
sıkıntısını aşmasına yardımcı olmalıdırlar. Eğer bir öğretmen
diyabetle başa çıkmada zorluk yaşadığını hissederse o ve diğer
okul yöneticileri daha fazla yardım önerebilirler. Siz ve veli
destek grubunuz diyabet hastası çocuklarla çalışmada deneyimli
okul yetkililerinin isimlerini çıkarabilir. Eğer bir sorun
oluşmakta ise ciddi hale gelmesini beklemeden erkenden yardım
sağlayın.
Eğer siz, çocuğunuz ve okul yönetimi ev ödevlerinizi
yaparsanız çocuğunuz gereksiz bir endişe ya da kısıtlama
olmaksızın okulun bütün keyfini sürebilir.
Düşük kan şekerini nasıl açıklamalı?
Çocuğunuzla vakit geçiren her erişkin düşük kan şekeri veya
hipoglisemi konusunda bir şeyler bilmelidir. Eğer çocuğunuza
enjekte edilen insülin miktarı çocuğunuzun o gün yediği besine
veya yaptığı egzersize göre çok fazla ise düşük kan şekeri
çoğunlukla oluşur.
Çoğu zaman çocuklarda düşük kan şekeri düzeyi saptanması
titreme, terleme, sinirlilik veya uyuklama gibi ılımlı
belirtilere yol açar. Bu tür belirtileri olan çocuk
karbonhidrat içeren meyve suyu, süt ya da kuru üzüm gibi bir
atıştırmadan sonra kendine gelir.
Daha ciddi bir çok reaksiyonla baş edebilmek için önceden bir
plan hazırlarsanız daha iyi olur. Sizi endişelendiren
semptomları not edin. Listeyle beraber doktorunuza ya da
hemşire eğitmeninize gidin düşünebildiğiniz bütün '' eğer ''
ve 'ne yapmalı'' ile başlayan sorularınızı sorun. Çocuğunuzun
diyetisyeni ile ara öğün seçenekleri üzerine konuşun.
Sağlık bakım ekibine şunları sormak isteyebilirsiniz.
-Eğer çocuğum düşük kan şekeri yüzünden nöbet geçirecek olursa
ne yapmalı
-Neden çocuğum kan şekerinin düştüğünü anlamıyor
-Çocuğumun ağır egzersiz sırasında ya da sonrasında kan
şekerinin düşmesini nasıl önleyebilirim
-Çocuğum uyurken onun kan şekerinin düşmesine nasıl engel
olabilirim
-Reaksiyondan sonra ne yapmam gerekir
-Kan şeker izleminde iyi kayıt tutmak diyabet bakımının nasıl
gittiğini öğrenmek için en iyi yoldur. Bu kayıtları
çocuğunuzun sağlık bakım ekibiyle tartışarak bu değerli
bilgiyi çocuğunuzun sağlığı için çevirmeye çalışın. Eğer
çocuğunuz ağır bir insülin reaksiyonu geçirdiyse çocuk
doktorunuzun bunu bildiğine emin olun. -Tedavi planını
değiştirmeye gerek duyabilirsiniz.
Sevgi Bakımı
Bazen, diyabet bakımının gerektirdikleri siz yeniden normal
bir aile yaşamının devamını korumaya çabalarken kontrolü
sağlayabilmek sonsuz görünebilir. Adım adım ilerleyin. Ve
sağlık ekibinizden, çocuğunuzun okulundan ve sizinle aynı
endişeleri paylaşan diğer ana-babalardan destek alın.
Diyabet çocuğunuzun sağlığıyla ilgilidir. Ailenizin
mutluluğunu yönetmesine izin vermeyin.
kaynak:ktdiabet.org
Uyarı: Bu sitede yer alan hiç bir
bilgi,içerik,açıklama hekim tavsiyesi yerine geçmez.