Yaşamının 7. ayında bebekte hızlı bir gelişim izlenebilir. Doğumdan
bu yana çok
şey öğrenmiştir, ancak hayatının bu ilk senesinde aktif
duruma gelme hazırlıkları hep devam edecektir. Sonraki üç ay boyunca
bebek oldukça hareketli olacaktır. Ayrıca fiziksel ve zihinsel
gelişiminin yanısıra mantık ve dil gelişiminde de önemli aşamalar
kaydedecek ve tüm bunlar bebeğin temel problem çözme yeteneğini
geliştirecektir.
Bebek büyürken, dünyası da onunla beraber büyür. Bu ay sonunda
bebeğiniz yerde emeklemeye başlayacak. Elleri ve dizleri üzerinde
kendini kaldıracak ve ileri geri hareket etmeye çalışacak; kısa bir süre
sonra da bir eliyle gözüne kestirdiği bir şeye uzanacak. Bu egzersize
devam ettikçe bir süre sonra el ve ayakları kendiliğinden uyumlu olarak
hareket etmeye başlayacak. İlk başta sadece geri geri gidebilse de kısa
bir süre sonra hareketlerini daha rahat kontrol edebilecektir.
Emeklerken oluşan güvensizlik duygusu bir süre sonra kaybolabilir, bazı
bebeklerde ise bu güvensizlik şiddetli bir ayağa kalkma isteğine
dönüşebilir.
Her bebek aynı düzende gelişme göstermez. Bazı bebekler emeklemeden
önce veya sonra veya emekleme yerine, alternatif farklı bir stil
geliştirebilir. Kimi bebek sadece bir yöne doğru giderken, bir diğeri
ise geri geri gidebilir. Emekleyecek kadar kuvvetlendiğinde kurbağa
stili emeklemeyi deneyebilir- yani iki eli ve iki dizini beraber hareket
ettirebilir. Bazı bebekler ise hızlı bir şekilde ilerleme
gösterebilirler. Eninde sonunda doğru pozisyonu bulurlar, ancak bazı
bebeklerin hiç emeklemeden direkt olarak ayağa kalkıp yürüdüğü de
görülür.
Yeni şeyler keşfedebilmesi için bebeğin özgür bırakılması gerekir.
Gün içinde oyuncakları ile fazla oynamaz ve sık sık gülücük yapar.
Hareket etmeye başladığında merak ve korku beraberinde gelir. Bebek
kapının dışında ne olduğunu merak etmektedir, ancak siz yanında
olduğunuz için sizi de bırakmak istemez. Bir süre sonra kararsızlığı
bırakır ve kısa bir süre için de olsa ileri bir adım atar. Biraz sonra
sizin aynı yerde olup olmadığınızı kontrol etmek için geri döner. Eğer
geniş bir ev içinde sürekli yer değiştiriyorsanız, endişelenmemesi için
birkaç dakikada bir kendinizi gösterin.
Bebeğin sadece hareket etme yeteneği değil, oturabilme becerisi de
iyice gelişmiştir. Artık neredeyse desteksiz oturabilir. Bazı bebekler
kendi başlarına bile oturabilirler, ancak büyük bir olasılıkla bunu
yaparken bir yana doğru kayarlar. Önceleri, bebeğiniz düşmemek için
ellerini kullanacaktır. Bir süre sonra ise dengesi gelişecek ve
otururken oyuncaklarla oynamak gibi, başka işlerle de
ilgilenebilecektir.
Bebek, her yönden değişim geçirmesine rağmen uyku düzeni sabit kalır.
Bazı bebekler gün sonunda yorgunluktan uyuyakalırken, bazıları da
yoruldukça daha hareketli olurlar. Bebeğin uyku durumuna kolayca geçip
geçemediğini gözlemleyin. Ev içinde gürültülü oyunlar eğlenceli olmakla
birlikte, bebeğin uykusunu dağıtacağından yatma vakti için çok uygun
sayılmaz. Uyku saati yaklaştıkça hareketli oyunlara biraz sınır
koyabilir ve temposunu yavaşlatabilirsiniz. Yoğun bir günün sonunda
bebeğiniz, biraz sallamadan sonra uyumaya karşı çıkmayacaktır. İlk altı
aydan sonra uykusu ve uyku düzeni seyahat ve hastalık gibi dış
faktörlerden etkilenecektir.
Bebeği rahatlatmak için uyku öncesi banyoyu da deneyebilirsiniz.
Bebeğiniz muhtemelen büyük küvete geçiş yapmıştır. Küveti sadece birkaç
santim suyla doldurun. Bebekler suda oynamaya bayılır, ancak sabunlu
iken vücudu kaygan olacağından onu kesinlikle yalnız bırakmamalısınız.
Uyku gibi, yeme alışkanlıkları da aynı kalır. Ancak bebeğinizin
nesneleri tutma yeteneği geliştikçe artık parmaklarından çok avuç
içlerini kullanmaktadır elinde tutabileceği yiyeceklerden hoşlanmaya
başlar. Nesneleri bir elinden diğerine geçirmek, onun için hala pek
keyiflidir ve erişebildiği her şeyi iter, sıkar veya atar.
Bu yüzden kavrayabileceği (parmak boyutlarında olan) yiyecekler onun
için eğlenceli olur. Öğünler arasında huzursuzlanabilir. Öğünler
arasında verilen yiyecekler huzursuz olan bebeği biraz sakinleştirir,
ancak bunun bir alışkanlığa dönüşmesine izin vermemelisiniz.
Her ne kadar bebeğiniz elinde tutabileceği yiyecekleri yemekten
hoşlanıyor olsa da sizin verdiğiniz yemekleri ağzından çıkartabilir.
Bunun en büyük nedeni kendi kendine yemek yeme arzusudur. Ancak her ne
kadar denemek hoşuna gitse de henüz kaşığı ağzına götürmeye hazır
değildir. Yaşadığınız kargaşa ve dağınıklık sizi kızdırmasın bebeğiniz
sadece gördüğü her şeyi taklit etmeye çalışıyor. Mama sandalyesini de
tıpkı sizin temizlediğiniz gibi temizlemek isteyecektir. Hangi elini
kullandığı çok belirgin olmamakla birlikte, her beş çocuktan dördü sağ
elini kullanmaya eğilimlidir.
Bebeğinizin farklı gıdalarla beslenmeye alışması arzu edilen bir
durumdur, ancak bu şimdilik çok da şart değildir, önemli olan
bebeğinizin yemek yemekten keyif almasıdır. Düzenli olarak yeni yemekler
vermeye devam edin. Değişik tatlar denemesini sağlayın, ancak “tabağını
tertemiz yapmasını” veya bunun gibi hoşlanmayacağı şeyleri ondan talep
etmeyin. İlgisini kaybettiğinde ve ağzından geri çıkardığında yeteri
kadar yemiş demektir, ısrar etmeyin.
Ebeveynler genelde bebeğin ana yemeğinin günün hangi saatinde
verilmesi gerektiğini bilemezler. Besin değeri düşünüldüğünde bunun
fazla önemi yoktur, ancak farklı yemekleri yiyebileceği zamana kadar
et-sebze menüsü gün ortasında verilmelidir. Bir çok anne-baba bebeğin
akşam yemeğinden önce yedirilip, sonra ailesi yemeğini yerken onlara
mama sandalyesinde oturarak eşlik etmesini tercih eder. Ancak bunun
yerine bebeği erkenden uyutup, sonra da sakin bir akşam yemeği yemek
daha yerinde olabilir.
Bu dönemde bebekler, önlerinde farklı yemek seçenekleri olduğundan
biberondan sıkılabilirler. Eğer bir kaptan da yardımla içebiliyorsa,
günde birkaç kez aldığı biberonu bırakabilirsiniz. Yine de bu konuda
fazla aceleci olmayın-bazı bebekler hala emmeyi tercih edebilir ve
birinci senenin sonuna kadar memeden kesilmeye hazır olmayabilirler.
Bu dönemde ortaya çıkan bazı yeni davranış biçimleri de anne-babaları
endişelendirebilir. Örneğin ayak parmağı emmek, hijyen nedeni ile endişe
yaratabilir. Ancak ayaklar, bebek kendi başına yürümeye başlayana kadar
(ki bu dönemde zaten ayak parmağını emmeyi çoktan bırakacaktır) el
parmakları kadar temizdir.
Kulaklarla oynamak tipik bir diş çıkarma göstergesidir. Artık bu çok
belirgin bir hareket haline gelmiştir. Birçok bebek de diş çıkarırken
alt dudağını emer. Diş çıkarma bazı bebeklerde diğerlerine göre daha
acılı ve zor olabilir, ancak rahatsızlığı çok fazla ise, bunun başka
nedenleri olup olmadığını anlamaya çalışın. Genelde bebeğin normal
olmayan her türlü davranışı diş çıkarıyor olmasına yorulur. Diş
çıkarmanın ishale veya çok yüksek olmamakla beraber ateşin artmasına
neden olduğu doğrudur. Ancak sıkıntısının nedeni başka ciddi bir
rahatsızlık da olabilir ve diş çıkardığını düşünüp bunu göz ardı
etmemelisiniz.
Ses çıkarmalar yine çok yoğun olmakla beraber, bebeğiniz zaman zaman
diğer motor aktivitelerine konsantre olup bu dönemde ses çıkarmayı biraz
azaltabilir.
Memnuniyetini tatlı bir gülücük ya da neşeli çığlıklar gibi tamamen
farklı yollarla belli edebilir. Bebek genelde yanındaki yetişkinlerin
çıkardığı sesleri taklit eder ve kendisine “hayır” denildiğini daha çok
sesinizin tonundan anlar.
Bebek için annesi hala dünyanın merkezidir. Saçınızı veya
üzerinizdeki herhangi bir şeyi ısırarak veya çiğneyerek sizi daha iyi
tanımaya çalışır. Şimdiye kadar “anne” veya “baba” dediğinde direkt
olarak sizi kastetmiyor, büyük bir ihtimalle yakınında bulunan birine
sesleniyor veya bir şikayette bulunuyordu. Birkaç hafta içinde ise
sadece size “anne” demeye başlayacak.
Bebek artık görmediği şeylerin de aslında var olduğunu anlamaya
başlar. Örneğin yere düşürdüğü şeyi aramaya başlayacak ya da sevdiği
oyuncağı sadece bir ucunu görse bile tanıyacak.
Bebeğiniz ayrıca bu dönemde “neden-sonuç” ilişkisini de kavramaya
başlar. Örneğin bir çarşafın üzerinde duran bebeğe ulaşıp
ulaşamayacağını hisseder. Ancak çarşafı kendine doğru çekerek bebeği
alabileceğini kestirebilir. Bütün bunlar size basit görünse bile aslında
onun için çok önemli gelişmelerdir.
Eğer çalışmaya başlayacaksanız-ya da başlamışsanız- kendinizi suçlu
hissetmeyin. Ne olursa olsun, huzurlu bir anne, huzurlu bir çocuk
demektir, bu yüzden siz ve aileniz için en uygun olduğuna inandığınızı
yapın.
• Şakaları anlar ve kendisi de şaka yapmaya çalışır.
• İstemediği bir şeyi yapmamak için direnir.
• Aynadaki görüntüsüne elleriyle vurur.
• Ses tonundan "hayır" ın anlamını kavrar.
• Sosyal bir etkileşimin içinde olmak ister.