Bebeğinizin o bitmez tükenmez enerjisini gördüğünüzde, onun
hastaneden eve
getirdiğiniz ufacık yaratık olduğuna inanamazsınız. Artık
"kendi olma bilinci" çok gelişmiştir.
Yani artık kendini "farklı" bir insan olarak görmekte ve boyunu,
ihtiyaçlarını ve isteklerini net olarak bilmektedir.
Yaklaşık her beş bebekten üçü 12. ayda yürümeye başlar, ancak bunun
bir genelleme olduğunu unutmamak gerekir. Onikinci ay sonunda
bebeğinizin ayakta desteksiz durabilmesi, ancak yürümeye hazır olmaması
da normal bir gelişim sayılır.
Bebeğin ilk adımları genelde düşmeyle sonuçlanır; bu zamanlarda
bebeğe sarılmak ve hiçbir şey olmadığını yumuşakça anlatmak onu tekrar
yürümesi için cesaretlendirecektir. Düştükten sonra canının yanmasından
çok, başarısız olduğu için ağlar. Bu yüzden yanına koşup endişenizi ona
gösterirseniz, düştüğü için daha çok üzülecektir.
Bebeğinizin, ayaklandıktan sonra bile emeklemeye devam etmesi sizi
endişelendirmemelidir. Yürümeye yeni başlayanlar, emekleyerek
istedikleri yere ulaşmaları daha kolay olduğundan bir süre daha
emeklemeyi tercih edebilirler.
Zaman içerisinde bebek yürüme işlevinin tüm mekaniğini anlayacaktır.
Makul bir güvenle, düz bir hat üzerinde yürüyebildiği zaman, köşeleri
nasıl döneceğini veya düşmeden, kendi isteğiyle nasıl duracağını
keşfedecektir. Hareketli bir bebek oyun parkından veya yatağından
tırmanabilir ve bu tehlikeli bir biçimde düşme riskini arttırır.
Bebeğiniz tırmanmayı çok seviyorsa, karyolasının bir tarafını biraz
aşağı indirebilirsiniz, böylelikle daha rahat içeri girer veya dışarı
çıkar, ancak odayı olası tehlikelerden arındırmalısınız.
Bebeğiniz kaşık veya çatalı çok iyi kullanmasa da kendi kendine yemek
yiyebilir. Uygun zamanlarda elleriyle yemek yemesine izin verin ve
yaptığı dağınıklığı hoş görün. Genelde, ebeveyn yemek yedirdiğinde,
bebeğin zorlandığını düşünür ve aslında o yemeği sevse bile
reddedebilir.
Bu dönemde bebeğiniz, biraz daha hareketlendiğinden, kilo alması
yavaşlar. Gün içinde tek öğün yiyip, birkaç yiyecek dışında önüne
sunulan her şeyi reddedebilir. Az yediğini düşünmenizin bir nedeni de
sindirim sisteminin artık yemekleri eskisinden daha etkili bir biçimde
sindirmesidir. Yemek yeme alışkanlıklarının yanı sıra yemek tercihleri
de bu dönemde oldukça belirginleşir. Aniden bebeğiniz çok sevdiği muzu
reddedip her öğün elma yemek isteyebilir. Bu tamamen normaldir.
Bu dönemdeki bebeklerin gün içinde en az bir kez dinlenmeye, yani
uykuya ihtiyaçları vardır. Genelde uyku için en iyi zaman öğle
yemeğinden hemen sonra olmakla birlikte, bu her zaman
gerçekleşemeyebilir. Kendi düzeninize ya da onunkine uygun olarak,
bebeğinizi farklı zamanlarda uyumaya teşvik edebilirsiniz.
Bu ayın başında bebeğiniz, gündelik eylemleri ile ilgili ona
söyleyeceğiniz pek çok şeyi anlar. Bu ay sonunda bir iki kelimeyi
kendine özgü bir şekilde söyleyebilir.
Bebek hala uzanabildiği her şeyi anlamaya ve öğrenmeye çalışmaktadır.
Eline aldığı her şey kurcalanmalı, sallanmalı ve yere atılmalıdır. Işığı
açıp kapamak ise en heyecan verici oyunlardan birisidir. Hareket eden
hemen her nesne onu cezbeder ve artık nesneleri parçalara ayırmaktan
değil, bir araya getirmekten hoşlanır.
Oyuncak satın alırken, oyuncak kutularının üzerindeki yaş
sınırlamalarına özellikle dikkat etmelisiniz. Bunlar çocukların zihinsel
kapasitelerinin yanı sıra güvenlik nedenleriyle de konulmuştur. Eğer
kutudaki yaş sınırı 3 yaş üzerini gösteriyorsa, bunun nedeni bu
oyuncakların daha küçük yaştakilerin ağızlarına sokabilecekleri küçük
parçalarının olmasıdır.Artık daha karmaşık oyunlardan hoşlanır. Örneğin
elbiselerini kendi çıkarmak isteyebilir.
Bebeğiniz bir an çok anlayışlıyken hemen sonrasında huysuzlaşabilir
ve dediklerinizi dinlemeyebilir. Etrafında oynayacak birileri olduğunda
dediklerinizi daha kolay kabul eder. Her ne kadar bu dönemde beraber
oynamasalar da yakınında bir yaşıtı olması hoşuna gider, ancak genelde
daha büyük çocuklarla oynamayı tercih eder.
Oyuncak hayvanlar bu dönemde bebeğinizin favori oyuncaklarıdır ve
genelde 1-2 tanesine çok bağlanırlar. Bu oyuncaklar genelde uykuya "geçişe"
yardımcı olup, sizin bir alternatifiniz olurlar.
Her çocukta farklılık göstermekle beraber ayrılma korkusunu bu
dönemde yoğun yaşarlar. İnsan yadırgama da aynı şekilde değişkendir: bir
yere gidildiğinde yakınında olmaya çalışın, evdeyken bebek kendi başına
dolaşabilir ve keşfe çıkabilir. Her ne kadar yadırgama son bir iki aydır
azalmış olsa da hareketlendikten sonra tekrar başlayabilir.
Bu ay sonunda bebeğiniz bir mizah anlayışı geliştirecektir. Örneğin
yaptığı bir şeye güldüğünüzü gördüğünde bunu tekrar tekrar yapar.
Bu dönem bebeğiniz aynı zamanda farklı ruh hallerini de
yansıtacaktır. Bebeğin ruh hali tamamen sizin ruh halinize bağlıdır;
eğer siz çok sinirliyseniz, bebeğinizi sakin tutmak pek mümkün
olmayacaktır. Sinirli olduğu zamanlarda kısa bir süre için bebeği
odasında yatağına bırakıp, kapısını kapatabilir ve biraz sakinleşmesini
bekleyebilirsiniz. Göreceksiniz, gösterecek insan olmadığında
bebeğinizin siniri hemen geçecektir.
Bebeğinize disiplin verirken tutarlı olmanın önemini daha önce
belirtmiştik. Ancak yaşı ilerledikçe çevresinde her şeyin tutarlı
olmadığını anlayacaktır. Eğer sürekli bebeğin arkasında koşturursanız,
bir zaman sonra size dikkat etmeyi bırakacaktır. Planladığınız disiplin
taktiklerini tehlike potansiyeli olan veya çevresini rahatsız eden durum
ve davranışlar için saklamalısınız. Hatırlanması gereken ne kadar az
kural olursa, bunları uygulaması da o kadar kolay olur.
Yakında bebeğiniz 1. yaşını kutlayacak. Her ne kadar bu yaşgünü,
bebekliğin bitişini gösterse de bebekçe davranışların bitmiş olduğunu
göstermez. Ancak bebekliğin verdiği çaresizlik dönemi arkada kalmış ve
olgunlaşma dönemine girilmiştir. Ve sizin "çok özel" bebeğiniz, "çok
özel" bir çocuk olma yolunda hızla ilerlemektedir.
• Anne-babaya, tanıdıklarına ve sevdiği nesnelere şefkat ve ilgi
gösterir.
• Uykuya karşı direnir.
• Ruh halleri değişkenlik gösterir.
• Anne-babadan ayrılmaya karşı çok tepki gösterir.
• Ebeveynlerden, gereğinden fazla yardım bekler.
• Sevmediği yemeklere veya yemek yedirilmeye direnir.
• Espri anlayışı gelişir.