Bebeğiniz artık rahatlıkla ayakta durabilir ve bunu yaparken her
türlü yardımı
reddeder. Ayrıca, ayakta iken yavaş yavaş eğilip, düşmeden
oturma pozisyonuna geçebilir. Bunu yaparken arada durur ve eğilip iki
bacağının arasından bakar. Etrafını farklı açılardan görmek onu
heyecanlandırır.
Bebekler ortalama olarak 11 aylıkken, sehpa kenarına tutunarak
yürüyebilirler. Ancak bu her bebekte değişen bir durumdur ve sizin
bebeğiniz de bunu daha erken ya da daha geç becerebilir. Sehpa kenarında
çok rahat yürümeye başladıktan sonra yavaş yavaş ellerini bırakacaktır
veya tutunmayı aniden unutacaktır. Tek ayağının üzerinde ve parmak
ucunda yürümeyi deneyecektir. Tüm desteğini tek eline vererek eğilip
yerden bir oyuncak almaya çalışabilir.
Bebeğiniz ayağa kalkıp, tutunarak da olsa yürümeye başladığında
ayakkabı giymeye hazır demektir. Ancak ayak kaslarının güçlenmesi için
ev içinde mümkün olduğunca çorapla gezdirmeye devam edin. Bebek çok iyi
yürümeye başlayana dek ayakkabılar yumuşak ve elastik olmalıdır. Birçok
anne, bebeğinin kalın ve sert tabanlı ayakkabı giymesi gerektiğini
düşünür, ancak bu yanlış bir kanıdır. Sert ayakkabılar ayağının
burkulmasına neden olabilir.
Merdivenler hemen hemen tüm çocukların ilgisini çeker. Çoğu bebek
yukarı çok rahat çıkar ve merdiven başına vardığında nasıl ineceğini
bilemediğinden korkarak ağlamaya başlar. En az bir sonraki aya kadar
merdiven inmeyi beceremeyecektir. Bebeğiniz merdiven çıkmayı
öğrendiğinde sürekli olarak gözetiminiz altında olmalıdır.
Bebeğiniz, tüm bunları denerken birçok kez düşecektir. Eğer bu
düşmelere çok büyük tepkiler göstermezseniz, bebeğiniz de -çok canı
acımadığı sürece- tepki vermez. Eğer bir düşme sonrasında bebeğiniz
ağlayacak gibiyse ona sarılın ve sanki çok komik bir hareket yapmış gibi
gülün, onu da güldürmeye çalışın. Sadece sizi güldürmek için tekrar
düşmeye çalışmayacağından emin olmalısınız.
Bebeğinizin uyku düzeni de bu ay değişebilir. Uykuları gün içinde
kısalıp, geceleri uzayabilir. Ya da gün içinde iki uykuyu birleştirip
bir kez, ancak uzun süreli uykuya yatabilir. Bu gibi durumlarda bebek
tüm öğleden sonra uykusuz kalacağından akşam yemeğine doğru
huysuzlaşabilir. Bu yüzden belki de en iyi yol, öğle yemeğini erken
verip, hemen yemek sonrasında uyumasını sağlamak, yani tek uykuyu mümkün
olduğunca geçe almaktır.
Bebek geceleri uykuya dalmakta zorlanıyorsa, banyosunu gece
yaptırmayı deneyin. Ilık bir banyo, onun tüm gece boyunca uyumasına
yardımcı olacaktır. Eğer henüz başlamadıysanız, her gün yıkamaya
başlamak için iyi bir dönemdesiniz; çünkü bebek hem gün içinde yerlerde
dolaşmaktan, hem de kendi kendine yemek yemeye çalışmaktan kirlenir.
Onbirinci ayda bebek fiziksel gelişiminin yanı sıra diğer birçok
alanda da gelişim gösterir. Örneğin, mutfaktan gelen ses ve kokulardan,
akşam yemeğinin hazırlanmakta olduğunu anlar. Bunu önceden anlayarak,
fazla "sabır" gösteremese de, herhangi bir şey için bekleyebilmeyi
öğrenir.
Bazı zamanlar bebeğinizin ona söylediğiniz şeyleri duymadığını
düşünmek sizi endişelendirebilir. Aslında bebeğiniz, böyle zamanlarda
yaptığı işle o kadar meşguldur ki size cevap vermek istemez. Ancak duyma
ile ilgili endişeleriniz büyüyorsa çocuk doktorunuza danışmalısınız.
Birinci senesinde çok az bebek kelime söyleyebilir ve bilinenin
aksine konuşma bir zeka belirtisi değildir. Birçok bebek pasif kelime
hazinesine sahiptir; yani söyleyemese bile yaklaşık on nesnenin anlamını
bilir ve -istediğinde- basit talimatlara uyabilir. Şimdiye kadar
yapmadıysanız, talimatlarınıza "lütfen" ve "teşekkür ederim"i eklemek
için en uygun zamandır. Bebeğiniz konuşmaya başladığında, bu kelimeler
doğrudan konuşmasına yansıyacaktır.
Bebeğinizin konuşmasındaki kusurların bebeğinizin dil gelişimini
bozacağını düşünmeniz yersiz bir endişe kaynağıdır. "Bebek tarzı
konuşma" hemen her dilde mevcuttur ve normal şartlarda dil gelişimini
etkilemez.
Bebek artık çok düzgün olarak nesneleri kavrar ve parmaklarını daha
iyi kullanabilir. Başparmak ve işaret parmağı ile nesneleri daha kolay
tutar; örneğin bir muz parçasını ustalıkla tabaktan alabilir.
Keşfetmeye yönelik davranışları onu oyuncak ve diğer nesneleri
sınıflandırmaya yönlendirir. Bebek sürekli olarak şekil ve ebatları
inceler; örneğin plastik bir kap ile cam bardağın arasındaki farkı
anlamaya çalışır. Küçük bir kabın büyüğün içine gireceğini, ama tam
tersinin olamayacağını bilir.
Bebeğinize kitap okumak ve resimler göstermek bebeğin etrafındaki
nesneleri daha iyi tanımasını sağlar. Ancak ona bu dönemde harf veya
kelime öğretmeye çalışmayın. Bunun yerine kitaba bakmayı sevimli bir
oyun haline dönüştürün.
Bu dönemde bebek "oyuncak nerede?" oyununu oynamaya bayılır.
Saklanan oyuncağı daha ustalıkla arayabilir. Eğer oyuncak daha önce
saklanan yerde değilse bile mutlaka başka bir yerde gizlenmiş olduğunu
bilir. Aramaya devam eder ve sizin de ufak tefek yardımınızla bu büyük
sır çözülür!
Anne ve babanın bebekle ilişkileri farklıdır, ancak her ikisi de çok
değerlidir. Farklı görünüşler, farklı fikirler ve farklı iletişim
bebeğin insanları ve çevresini daha rahat anlamasını sağlar. Eğer
bebeğinizi tek başına büyütüyorsanız, karşı cinsten insanlarla iletişim
kurmasına olanak tanımalısınız. Eğer bu insanlar ara sıra da olsa,
bebeğinizle bire bir iletişim kurarlarsa, bu size de biraz dinlenme
imkanı verir.
Bebeğiniz hala daha sizin desteğinize ihtiyaç duyar. Size her
sarıldığında veya ilgi beklediğinde karşılık göreceğinden emin
olmalıdır.
Onu şımarttığınızı söyleyen yakınlarınıza kulak asmamalısınız.
• Saklanma-bulma veya top atma gibi oyunlardan çok hoşlanır.
• Her zaman katılımcı olmayabilir.
• Sürekli onaylanmayı bekler.