1. ROMANIN KONUSU:
Kitapta, birçok sorunlarla karşılaştığımız günümüz Türkiyesi ile Osmanlı
İmparatorluğu’nun son günlerinde ve Cumhuriyet’in başlarında canla başla
mücadele etmiş olan genç Türkiye arasında bir karşılaştırma
yapılmaktadır.
2. ROMANIN ÖZETİ:
Ataçağ, Can Kapyalı’nın 1905 ile 1938 yılları arasına koymuş olduğu
addır. Gerçekten de bu dönem, Anadolu’nun bağrında doğan yeni bir
çağdır. Artık “Hasta Adam” olarak kabul edilen; Osmanlı
İmparatorluğu’nun yerine yepyeni, çağdaş bir cumhuriyet kurulmuştur.
Cem Kapyalı, bu kitapta olaylara farklı bir gözle bakıyor. Özellikle
günümüz insanının dünyaya bakış açısı ile Kurtuluş Savaşı’nı
destanlaştıran genç kuşak arasında bir değerlendirme yapıyor.
Osmanlı İmparatorluğu Mustafa Kemal Ataürk’ün; yetişme evresinde artık
yitirilmiş bir devlettir. Büyük devletler (İngiltere, Fransa, Rusya) bu
pastayı paylaşma planlarıyla yıllarca süren savaşlarla önce Macaristan’ı
elimizden almışlar, daha sonra da çeşitli dalavereler ve propagandalarla
600 yıllık imparatorluğun göz bebeği Balkanların bağısız hale gelmiş
Balkan devletleri tarafından ist6ila edilmesine göz yummuşlardır.
I.Dünya Savaşı yılları imparatorluğa son darbenin vurulduğu dönemdir.
Tabi ki; Enver Paşa ve kurmayları İmparatorluğu birçok hayalle de olsa
geri almayı amaçlıyordu. Bu uğurda Sarıkamış’da ve Suriye, Irak,Suveyş
ve Yemen’de daha bıyığı terlememiş genç delikanlılar şehit oldu. Mustafa
Kemal Bey’in Ataçağ’ı başlattığı Çanakkale Zaferi’yle tüm dünyaya tekrar
Türk’ün azim ve kararını gördü.
Kurtuluş Savaşı; işgalci İtilaf Devletleri’nin doyumsuz isteklerinden ve
Türk milletinin boyunduruk altına girmek istememesinden doğdu. Türk
insanı, büyük bir çaba ve önderinin yol göstericiliğiyle bu ateş
çemberinden 1923 yılında; hem özgürlüğünü tüm dünyaya ilan ettiği Lozan
Antlaşması’nı, hem de yepyeni, çağdaş bir cumhuriyeti doğurdu.
Yıl 1996, kitabın yazıldığı tarih; Türk insanı Atalarının bıraktığı azmi
ve kararlılığı kaybetmek üzere. Ama halen Türk Ordusu’nun önderliğinde
bir çağ devam etmekte: O da ATAÇAĞ…
3. ROMANIN ANAFİKRİ:
Geçmişimize bakarak öncelikle sistemimizi tekrar gözden geçirmeli ve
yeni oluşumlarla, yeni anlayışlarla yepyeni bir demokrasi anlayışı
oluşturmalıyız. Yani Atatürk’ün bize 1938’de bırakmış olduğu çalışkanlık
meşalesini tekrar yakmalı ve bu meşaleyle yeni ufukları aydınlatmalıyız.
4. ROMANIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Can Kapyalı, 1929 yılında İstanbul’da doğdu. Babası bir subaydı. Ankara
Üniversitesi Dil-tarih-coğrafya bölümünü bitiren Can Kapyalı birçok
tiyatro eseri sundu. 1996 yılında babasına ve ailesine ithafen Ataçağ
adlı kitabını yazdı. Halen Ankara’da oturmakta olan Can Kapyalı evli ve
iki çocuk babasıdır.
5. ROMAN HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Yazarın biz gençleri etkilemeyi bir uslupla kitabı kaleme alması beni
çok etkiledi. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında dedelerimizin
çektikleri acıları okumak beni heyecanlandırdı. Bir anda Atatürk’ün
yanında olmayı arzuladım. O’nun emir subayı olarak bu tarihe mal olmuş
savaşa katılmak benim tüm düşünce dünyamı değiştirebilirdi. Savaşların
içinde yoğrulmuş bir milletin, torunu olan bizler geçmişimize daha çok
önem vermeliyiz. Tarihimize sırt çevirmeyerek onu okumalı, ondan ders
almalı ve gelecek kuşaklara güçlü, gelişmiş bir devlet bırakmak için
çalışmalıyız.
reklamlar