Kitabın Adı: ANKARA
Kitabın Yazarı : Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU
Yayın Evi : İnkılap
Basım Yılı : 1982
1-)Kitabın Konusu :
Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU’nun Ankara romanı ütopik bir romandır. Bu
romanda yazarın özlediği, özlemini çektiği geleceğin Ankara’sı dolayısı
ile Türkiye’sidir.
2-)Kitabın Özeti :
Cumhuriyet inkılabı ile birlikte Anadolu’nun yeniden dirilişi yeniden
yapılanması gerekmektedir. Bu yeni yapı üzerine acil bir şekilde bina
inşaa edilmelidir. Bunu yapacak olanlar ise dönemin idealist vatansever
insanları olacaktır. Ankara romanında ise bunu gerçekleştirecek idealist
insanların verdiği mücadele anlatılmaktadır. Bu idealist insanlar
inkılap hareketini özümsemiş, milli şuura sahip karakterlerdir. Bu
insanlar hayat serüveni içerisinde karmaşık yollardan geçerek romanın
son bölümünde bir araya gelirler. Kendi hayatlarını geleceğin çağdaş,
modern, öz benliği ile çelişmeyen maddi ve manevi varlığını kaybetmeyen,
değerleri ile övünen yeni Türk toplumu yaratma mücadelesi içinde geçer.
Ankara romanı üç bölümden oluşmaktadır.;
Birinci bölüm : Sakarya savaşı öncesi ( 1922’ye kadar ).
İkinci bölüm : Cumhuriyetin ilanını izleyen yıllar ( 1926’ya kadar ).
Üçüncü bölüm : Cumhuriyet sonrasının 14 ve 20. Yılları (1937-1943’e
kadar ).
Bu üç bölümdeki olaylar yazarın her bölümde ayrı bir kişilik olarak
karşımıza çıkardığı Selma Hanım’ın çevresinde geçer. Selma Hanım’ın
arayışı Ankara’nın arayışıdır. Yazgısı Ankara’nın yazgısıdır. Yaşamı da
Ankara’nın yaşamıdır. Selma Hanım’ın ilişki kurduğu erkekler ise birer
simgedirler.
Birinci bölüm: Kurtuluş Zaferi ile sonuçlanan, savaş yıllarındaki
Ankara’yı kısa hatlarla açıklamaktadır. Romanın kahramanı olan Selma
Hanım hayatını bu üç bölümde üç ayrı erkekle geçiriyor. Milli mücadele
yıllarında bir banka şefinin karısıdır. Kocası Nazif’le Ankara’nın
yabancısıdır. İstanbul’lu hanım için Ankara’da hayat tek düze ve
sıkıcıdır, yoksulluklarla doludur. Boş zamanlarında Hatice Hanım ve
Halime Hanım ile sohbet eder. Bu sohbetlerinde gündelik Ankara hayatını
tüm çıplaklığı ile gözler önüne serer. Daha sonraları Nazif Bey’in vekil
arkadaşı Murat Beyle tanışırlar. Bu sırada binbaşı Hakkı Beyle de
tanışırlar. Bu dönemlerde Hakkı Bey’in milli mücadele ruhu ve azmi
kendisini fazlasıyla etkiler. Bütün ümitlerin zafer’e bağlandığı, başka
hiçbir şeyin ehemmiyetli olmadığı bu devirde, herkesin mütevazı bir
hayatı vardır. Yalnız kocası Nazif Bey’in milli davaya bir erkekten
beklediği heyecan ve alaka ile bağlanmadığını gören Selma Hanım yavaş
yavaş kocası Nazif Bey’den kopmaya başlar. Erkân-ı Harp Binbaşı’sının
fikir ve hareketlerine yakınlık duyar. Birinci bölüm Selma Hanım’ın
binbaşının cazibesine kendisini kaptırdığı bir zamanda sonuçlanır.
İkinci bölümde Selma Hanım Nazif Bey’den boşanmıştır. Bu bölüm zaferden
sonraki Ankara’dır. Selma Hanım eski binbaşı emekli Miralay Hakkı Bey’in
karısıdır. Ancak koşullar değişmiş değişen koşullar Cumhuriyet öncesinin
kişilerini de değiştirmiştir. Hakkı Bey ordudan, Murat Bey vekillikten
ayrılmışlardır. Vurguncu harp zengini şirket meclisi idarelerinde
dolaşan, ecnebi gruplarla komisyon işleri yapmaya çalışan Hakkı Bey’in
yeni yüzüyle karşılaşırız. Hakkı Bey milli idealleri bir tarafa
bırakmış, maddi refah içerisinde sadece kendi hesabına çalışan birisine
dönüşmüştür. Bu zümreye göre artık halkçılık diye bir dava kalmamıştır.
Bu bölümde halk ile bu zümre arasında nasıl doldurulmaz bir uçurum
açıldığını, inkılabı böyle anlayanları, hep kendi lehlerine çekenlerin
eleştirisi yer alır. Selma Hanım yeni kocasından da uzaklaşır. Bu sırada
muharrir olan Neşet Sabit genç kadını görmek için onların bazı
alemlerine iştirak eder. Selma Hanım bu hayatın acılarını onunla
paylaşır. Binbaşı Hakkı Bey’den boşanır. Bundan sonraki hayatında
toplumsal hizmetlerin en değerlisi olan öğretmenlik görevine atılır.
Son bölüm yazarın hayalindeki Ankara’dır. Yazarın bu hayali
Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Dönümü Bayramıyla başlar. Gazi Mustafa Kemal’in
Türk milletine hitabesi, bir devir başlangıcının, bir yeni sabahın ilk
işareti gibi olmuştur. Ankara’nın çehresi değişmiştir. Bundan sonra
egoist bir zümrenin zevkine ve menfaatine karşı şiddetli matbuat hücumu
başlamıştır. Halk evleri, Toplumsal Mükellefiyet Teşkilatı yeni hayatın
odakları olmuştur. Selma Hanım Neşet Sabit’le evlenmiş, bu iki insan
yeni hayatın imar ve inşasında elele vererek büyük bir aşkla çalışıyor,
yeni değerleri halk yığınlarına götürürler. Harf İnkılabı, Tarih
Cemiyeti, Yüksek İktisat Enstitüsü, Halk Evleri gibi daha bir çok alanda
büyük atılımlar, büyük yenilikler gerçekleşir. Selma Hanım ve Neşet
Sabit fırsat buldukça Anadolu’nun muhtelif yerlerine seyahat eder, bu
seyahatlerinde gördükleri yerlerin yeni çehresiyle karşılaşırlar.
Anadolu toprağı, suyu, kırı, bayırı, dağı, taşıyla eşsiz güzelliğiyle
cennetten bir parça gibi tasavvur ederler, bundan doyumsuz bir haz
alırlar. Hele Pınarbaşı’nda düzenledikleri eğlencelerde halk ezgileri ve
türküleri çalınır söylenir, sabaha kadar hoşça vakit geçirirler. Roman
yazarın bu tasavvuruyla son bulur.
3-)Kitabın Ana Fikri :
Yeni kurulan bir devletin buhranlı dönemlerinde insanların kendi
menfaatlerinden çok devletini ve milletini düşünmesi gerekir.Bu zor
dönemin atlatılmasında her ferdin yürek yüreğe, el ele çalışması;
engelleri, ne kadar güç olsa da, beraberce aşması gerekmektedir.
4-)Kitaptaki Olayların ve Şahısların Değerlendirmesi :
Selma Hanım : İyi bir öğrenim görmüş, haksızlıklara boyun eğmeyen,
vatansever, vatan sevgisi uğrunda oradan oraya koşan; hep bir şeylet
arayan, aradığını bulamayan; azimli ve hoş görülü, halden anlar, olgun
bir kişidir.
Nazif Bey : İyi bir öğrenim görmüş banka şefidir. Sessiz, sedasız,
vatanından çok canını seven kişidir.
Binbaşı Hakkı Bey : Milli mücadele yıllarında atılgan ve yiğit bir
askerdir. Milli mücadele bitince tavır ve hareketlerinde değişmeler
olur. Milli mücadele vurguncusudur, sömürücüdür, vurdumduymaz biridir.
Neşet Sabit Bey : İyi bir öğrenim görmüş, genç bir yazardır. Milli
mücadelenin yanında yer almış, gönülden desteklemiş, inkılabın yanında
canla başla çalışan; sorumluluğunu bilir, azimli, hoşgörülü, halden
anlayan bir kişidir.
Murat Bey : Kendisi Anadolu’nun bağrında yetişmiş, milli mücadelenin
yanında yer almış, tutucu, kendi çıkarını herşeyin üstünde tutan bir
insandır. Milli mücadele vurguncusudur. Milli mücadele sonunda zengin
olmuş, harvurup harman savuran bir kişidir. Ailesi ile Avrupa’ya
kaçmıştır.
Ömer Efendi ve Ailesi : Kültür düzeyleri düşük insanlardır.Kendilerinin
ayıp saydıkları şeyleri başkaları yaparsa ayıp sayarlar. Kendileri
yaparsa olağan karşılarlar. Tutucudurlar. İş hayatında başarılıdırlar.
Yıldız Hanım : Tiyatro sanatçısıdır.
Şeyh Emin : Dini bir kişidir, tutucudur.
5- )Kitap Hakkında Şahsi Görüşler :
Anlatımı güzel ve yalın bir kitap. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ki
karmaşada, insanların tutum ve davranışlarının, kendilerini nasıl
yansıttıkları hakkında örnekler sunuyor. Türkiye’nin geleceği hakkında,
o yıllarda ki endişeleri ve yapılanmayı aktarıyor.Okunulması faydalı
olacağını düşünüyorum.
reklamlar